Archive for the ‘Kultur Sanat’ Category
Observe and Report
Seth Rogen … Ronnie Barnhardt
Ray Liotta … Detective Harrison
Michael Peña … Dennis
Anna Faris … Brandi
Dan Bakkedahl … Mark
Jesse Plemons … Charles
John Yuan … John Yuen
Matt Yuan … Matt Yuen
Konusu
Manyak bir guvenlik gorevlisi, alisveris merkezinde isini asiri ciddiye alinca ortaya komedi ve aksiyon dolu bir film cikiyor.
genel bilgiler
Gosterim Tarihi
28 Nisan 2009
Ulke
ABD
Dil
Ingilizce
Sure
86 dakika
Fragman
Sinema Yazarlari A.R.O.G icin Ne Dediler
Sinema yorumcularinin ne dedigi aslinda izleyici icin ne kadar onemli veya argo bir deyimle sinema severler/izleyiciler sinema yorumcularini/yazarlarini ne kadar salliyor bilemiyorum ama onlarin goruslerine de yer verelim burada:
Şenay Aydemir (Referans): Ben bayağı beğendim. Cem Yılmaz ‘Gora’nın üzerine hem sinema hem hikâye dili açısından hem de komedi açısından çok mesafe katetmiş. Hikâye işliyor, görselliği işliyor, öbür taraftan komedi diyalogları çok bu sefer çok yerinde ve zamanında kullanılmış. ‘G.O.R.A’da bütün barutu aslında fragmanda bitiyordu, filmi izlediğimizde bunu anlıyordum. Ama burada fragmanı çok çok aşan güzel espiriler var. Kendi adıma ben çok beğendim. Türkiye’de ‘G.O.R.A’yı geçeceğini, yurtdışında da Türklerin yoğun olarak yaşadığı yerlerde iyi iş yapacağını düşünüyorum.
Müzikleri çok güzel
Burak Göral (DVD): İlk 1 saat aralıksız güldüm. Bombalar art arda patlıyor. Ondan sonra biraz duruyor. Futbollu bir final yapmak bir komedi filmi açısından hem iyi hem de riskli bir iş, özellikle futbolla yatıp kalkan bir ülke olduğumuz için. Futbol sahnelerinde komedisi ister istemez biraz düşüyor, ama çok iyi çekilmiş. Profesyonelce çekilmiş asla kolaya kaçılmamış bir film. Birçok sahnede özellikle zor olanı tercih etmiş ve başarılı olmuş. Müzikleri çok iyi, bir Hollywood prodüksiyonunu aratmayacak müzikler var. Nil Karaibrahimgil çok güzel, birçok kişiyi âşık edecektir kendine. Popüler sinema adına çok iyi yapılmış bir film. Tam Cem Yılmaz’dan beklediğimiz gibi.
Sadi Çilingir (Sadibey.com): ‘Gora’dan çok daha iyi bir film bence ama beklentimi tam karşılamadı. Küfürleri ayıklamış bence iyi olmuş böylesi. Bir de çok iyi göndermeleri var filmin.
Murat Özer (Empire): ‘G.O.R.A’ yı da sevmiştim ama ondan çok daha iyi bir film. Hem teknik anlamda, hem de hikâye anlatmak anlamında. ‘G.O.R.A’da biraz skeçler üzerinden yürüyordu hikâye, burada bayağı derli toplu bir hikâye anlatmış. Bir de popüler kültürün son 30, 40 yılını çok iyi yedirmiş hikâyeye ve karakterlere. Bunun şöyle bir dezavantajı olabilir, espirilerin tamamını bütün kuşaklar anlamayabilir. Son yarım saati biraz daha kısa tutulabilirdi ama sonuç olarak bayağı beğendim. Şunu de eklemem gerekiyor, son dönemdeki o pespaye, komedi filmleri anlayışını kırdığı için de ayrıca kutlamak gerekiyor Cem Yılmaz’ı.
Esin Küçüktepepınar (Sabah): Ben ‘G.O.R.A’dan çok çok daha iyi buldum. ‘G.O.R.A’daki gibi enerjiyi Hollywood filmleriyle dalga geçmeye harcamamış. Az efekt yapmış ama çok iyi yapmış burada. Parayı kötü efekt yapmaya harcamamış yani bu sefer. Başlarda sinemanın dalgasının dalgasını yapmak biraz bıkkınlık yaratıyor ama sonra iyi toparlıyor. Futbola erkeklerin dünyayı kurtarma espirisi olarak bakması da hoş. Ne zaman ki Cem Yılmaz parası var, zeki bir çocuk, çocukluk hayallerini gerçekleştiriyor, espirisine erişiyor, biz de onu anlıyor ve zevk almaya başlıyoruz.
Müge Turan (Empire): ‘G.O.R.A’ dan daha çok beğendim. İlk film o kadar bildiğimiz şakaların bir toplamı gibiydi ki hiç şaşırmadık, hiç sürpriz bir şey yoktu. Burada çok başarılı bir şekilde şakalar ve öykü ilerliyor. Bir de ben bu sefer Cem Yılmaz’ın oyunculuğunun da çok daha iyi olduğunu düşünüyorum. Zaten iyi bir oyuncu ama burada dört birbirinden çok farklı karakteri hayli başarıyla canlandırıyor ve oyunculuğunun üstüne katıyor. Şeytan tüyü var onda!
Cüneyt Cebenoyan (Birgün): Çok güzel espiriler var. Türk komedyenleri arasında birkaç gömlek yukarıda zaten Cem Yılmaz. Yine de filmin çok sıkıcı olan çok uzun olan yanları olduğunu düşünüyorum. Futbol bölümü gereksiz uzundu bence.
Fırat Yücel (Altyazı): Gora’dan daha çok beğendim. Gora’nın hantallığı burada yok. Ama yine çok fazla espiri yapıyor. Her iyi espiriye karşı üç kötü ve yavan espiri geliyor. Ama film olarak daha iyi olduğunu söyleyebilirim.
Kerem Akça (Empire): Yüksek bütçeli bir prodüksiyon gibi başlasa da taş devrine geçtikten sonra düşüşe geçiyor. Bazı zor sahneleri (futbol sahnesi gibi) çekerken sıkıntı yaşamış inandırıcı olamamış. Yine de Cem Yılmaz’ın kaleminden güç alıp farklı karakterle güldürmeyi beceriyor. Hokkabaz ve Gora’nın altında özellikle B tipi yaratıklar bunun sebebi.
Nil Kural (Milliyet): Devam filmi olarak G.O.R.A’yı tamamen takip ediyor denebilir. Yine bazı yerlerde futbol maçı gibi yerlerde mesela skeç havası var. Ama yapım süreci ve prodüksiyon açısından işleri bir adım daha büyütmüş. Ana akım Türk sineması açısından önemli özenle yapılmış bir prodüksiyon. Set falan kurulmuş belli oluyor. Onun dışında G.O.R.A’nın bir adım önünde.
Olkan Özyurt (Sabah): Popüler sinemamızda bir milat. Koştuğu komedi kulvarında da Türk sinemasının son dönemdeki performansı düşünülürse A.R.O.G iyi bir ayar çekiyor.
Listede sizin de yorumlarinizin yer alamsini sitiyorsaniz lutfen a.r.o.g ile ilgili goruslerinizi info @ vizyon-filmleri.com adresine gonderiniz.
Inglourious Bastards
Quentin Tarantino ! filmlerini begenmeyen var mi? Filmlerinde kullandigi ozgun dil ve gerceklik onu digerlerinden ayiriyor. Ozellikle Kill Bill ile ununun zirvesine cikan Quentin Tarantino bu sefer Brad Pitt ile bir sinema filminde bulusuyor.
Sinema dünyasının iki usta ismi Brad Pitt ile Quentin Tarantino, ilk kez bir projede birlikte çalışacak. Pitt’in, beyazperdenin sıradışı yönetmeni Tarantino’nun “Inglourious Bastards” adlı son filmi için sözleşme imzaladığı açıklandı.
BBC’nin internet sitesinde yer alan habere göre, filmde rol alacağı yönünde haberler bulunan Pitt, sözleşme için imzayı attı. Brad Pitt’in konusu İkinci Dünya Savaşı’nda geçen filmde, Naziler’e karşı Yahudi direnişçilerin başı olan Teğmen Aldo Raine’yi canlandıracağı belirtildi.
David Krumholtz ile Nastassja Kinski’nin de film için düşünüldüğü, Kinski’nin Tarantino ile görüşme yaptığı ifade edildi . “Hot Fuzz” ve “Run Fatboy Run” adlı filmlerle tanınan Simon Pegg’in de kadrosuna katıldığı filmin çekimlerine Ekim ayında Almanya’da başlanması planlanıyor. Filmin gelecek yılki Cannes Film Festivali’nde seyirciyle buluşması bekleniyor.
Filmin yapımcısı Lawrence Bender, Pitt ve Tarantino’nun filmde başarılı bir birlikteliklerinin olacağına ve ikisinin gerçekten farklı bir yapım ortaya koyacağına inandığını belirtti. Bender, Naziler’in lideri Hans Landa’yı bir Alman aktörün oynamasının planlandığını, Pitt’in askerleri rolünü oynaması planlanan B.J Novak ve Eli Roth ile de görüşmelerin sürdüğünü kaydetti.
Film, Weinstein Company ve Universal’ın ortak yapımı olarak gerçekleştirilecek. Brad Pitt, ayrıca çekimlerine başlanacak Paramount yapımı “The Fighter” adlı filmde de seyirci karşısına çıkacak.
Hülya Avşar Sonunda Altın Portakal Alacak
Bunca yıllık sinema kariyerinin en önemli ödülünü Berlin In Berlin filmindeki performansıyla Moskova Film Festivali’nde kazanan Hülya Avşar nihayet bir Altın Portakal alıyor. Bu yıl 45′nci kez düzenlenecek olan Antalya Altın Portakal Film Festivali‘nin başarı ödülüne Avşar değer görüldü. Bu Avşar’ın ilk Altın Portakal ödülü olacak.
Bu yıl 10 ile 19 Ekim tarihleri arasında yapılacak olan festivalde Onur Ödülü bir kült haline gelen Dünyayı Kurtaran Adam’ın yönetmeni Yılmaz Atadeniz’e, Festival Nişanı Ödülü Filiz Akın’a, Yıldırım Önal Anı Ödülü Müşfik Kenter’e, Emek Ödülü ise ışık şefi Aydın Mesut Yurteri’ne verilecek.
Sadri Alışık Ödülleri dağıtıldı
Türk sinema ve tiyatrosunun usta aktörü Sadri Alışık anısına bu yıl 13′üncükez düzenlenen ödüller sahiplerini buldu. İşte 13. Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri’nde en iyiler.
Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve Kerem Alışık ile Berna Laçin’in sunuculuğunu yaptığı ödül töreninde ödüllerin sahipleri açıklandı.
“Tiyatro” dalında onur ödülüne Nedret Güvenç layık görülürken, “Sinema” dalında ise onur ödülü Müjde Ar’a verildi. Tiyatro alanında “Yılın en başarılı yapımının yönetmeni” ödülüne, Dostlar Tiyatrosu’nca sahnelenen “Sivas ’93” oyunu ile Genco Erkal değer görüldü.
“Yılın en başarılı kadın oyuncusu” ödülü Duru Tiyatro’da sahnelenen “Bana Bir Picasso Gerek” oyunundaki rolüyle Ayça Bingöl’e, “Yılın en başarılı erkek oyuncusu” ödülü ise Tiyatro Pera’nın sahnelediği “Venedik Taciri” oyunundaki rolüyle Mehmet Ali Kaptanlar’a verildi.
“Yardımcı rolde yılın en başarılı kadın oyuncusu” ödülüne İBB Şehir Tiyatroları’nca sahnelenen “Bernarda Alba’nın Evi” oyunundaki rolüyle Özlem Türkad, “Yardımcı rolde yılın en başarılı erkek oyuncusu” ödülüne ise İstanbul Devlet Tiyatroları’nda sahnelenen “Savaş ikinci perdede çıkacak” adlı oyundaki rolüyle Burak Şentürk layık görüldü.
“Müzikal ya da komedi dalında yılın en başarılı erkek oyuncusu” ödülü İBB Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” oyunundaki rolüyle Mert Turak’ın, aynı dalda “yılın en başarılı kadın oyuncusu” ödülü ise Tiyatro Kedi tarafından sahnelenen “Müzikaldeki Hayalet” oyununda rol alan Demet Tuncer’in oldu.
Kent Oyuncuları’nca sahnelenen “39. Basamak” adlı oyundaki rolüyle Okan Yalabık “Yardımcı rolde yılın en başarılı erkek oyuncusu”, İBB Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” oyunundaki performansıyla Ezgim Kılınç ise “Yardımcı rolde yılın en başarılı kadın oyuncusu” seçildi.
“Efes Pilsen Gençlik Özel Ödülü” ise sahneledikleri “Kürklü Merkür” oyunu ile DOT Tiyatrosu oyuncularına verildi.
SİNEMA ÖDÜLLERİ
“Sinema” dalında “En iyi erkek oyuncu” ödülünü “Mavi Gözlü Dev” filmindeki rolüyle Yetkin Dikinciler ve “Adem’in Trenleri” filmindeki rolüyle Cem Özer paylaşırken, “En iyi kadın oyuncu” ödülüne “Adem’in Trenleri” filmindeki performansıyla Nurgül Yeşilçay değer görüldü.
“En iyi yardımcı kadın oyuncu” ödülü, “Suna” filmindeki rolüyle Gülsen Tuncer’e verilirken, “En iyi yardımcı erkek oyuncu” ödülü ise “İyi Seneler Londra” filmiyle Ali Atay’a sunuldu.
Kaynak Hurriyet.com.tr
‘Saraylı balerinler’ geliyor
Kremlin Bale Tiyatrosu; 4 ve 5 Mayıs’ta Korsan, Don Kişot ve balenin klasiklerinden oluşan bir repertuarla İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda. Tüm gösteriler saat 20:00′de başlıyor.
Kremlin Bale Tiyatrosu; 4 ve 5 Mayıs’ta Korsan, Don Kişot ve balenin klasiklerinden oluşan bir repertuarla İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda. Tüm gösteriler saat 20:00′de başlıyor.
1990 yılında kurulan genç bir topluluk olmasına rağmen Rus bale toplulukları arasında lider durumuna yükselen Kremlin Bale Tiyatrosu performansıyla Rus eleştirmenlerden olduğu kadar, İtalya, Çin, Fransa, Avusturya, İsrail ve Tayvan, Yunanistan ve Kıbrıs, Macar, İspanyol izleyicilerden de büyük takdir almıştır. Solistleri ödül kazanmış ve uluslararası bale yarışmalarında dereceye giren sanatçılardan oluşmaktadır. Bu sanatçılar ayrıca bale sanatının gelecekteki oluşumunu ve tiyatronun repertuar politikasını belirler.
Topluluğun repertuarında “Cavalry Halt”, “Cinderella”, “Ruslan ve Ludmila”, “Fındıkkıran”, “Don Kişot”, “Zeus”, “Kuğu Gölü”, “Napolyon Bonaparte”, “Nevsky Prospect”, “Tom Sawyer”, “Romeo ve Jülyet”, “Fantastik Senfoni”, “Coppelia” ve “Korkunç Ivan” gibi eserlerin yanı sıra birçok modern ve klasik koreografiyi içeren “Antik Koreografi Gecesi” ile “Divertissement” de yer almaktadır.
İstanbul Müzik Festivali’nde geri sayım
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Uluslararası İstanbul Müzik Festivali, bu yıl 6- 30 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek. Festivalin açılış konserini Wiener Kammerphilharmonie verecek. Kapanış ise Elina Garanca’dan.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Uluslararası İstanbul Müzik Festivali, bu yıl 6- 30 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek. Festivalin açılış konserini Wiener Kammerphilharmonie verecek. Kapanış ise Elina Garanca’dan.
36. yılında müzikseverlerin karşısına dopdolu bir programla çıkmaya hazırlanan Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’nde bu yıl 500’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçının
sahne alacağı toplam 22 etkinlik yer alıyor.
İzleyicilerini kentin farklı köşelerinde ağırlayacak olan İstanbul Müzik Festivali’ne Aya İrini Müzesi’nin yanı sıra Topkapı Sarayı, Süreyya Operası, Arkeoloji Müzesi, Türker İnanoğlu Maslak Show Center (TİM) ve Bulgar Kilisesi ev sahipliği yapacak.
AÇILIŞ KONSERİ
36. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali, 6 Haziran Cuma akşamı Aya İrini Müzesi’ndeki Wiener Kammerphilharmonie konseriyle açılacak. Konserin solisti, son yıllarda kazandığı uluslararası başarılarla adından sıkça söz ettiren genç çellist Benyamin Sönmez.
FESTİVAL’DEN SEÇMELER
36. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’nde usta yorumculardan ödüllü genç solistlere, heyecan verici müzik buluşmalarından seçkin topluluklara müzikseverleri yine çok yoğun bir konser maratonu bekliyor: Bu yılın programında; usta kemancı Gidon Kremer ve Baltık ülkelerinin genç yeteneklerini bir araya getiren Grammy ödüllü topluluğu Kremerata Baltica’nın konseri ilgi çekecek.
Sanatseverlerin heyecanla bekleyecekleri bir başka konser de dünyaca tanınmış flütist Emmanuel Pahud ve dönem müziğinin yetkin ismi klavsenist Trevor Pinnock’un sunacağı Bach şöleni olacak.
Ünlü piyanist Hélène Grimaud ise, genç kuşağın yıldız kemancılarından Renaud Capuçon ve Hagen Dörtlüsü’nün çellisti Clemens Hagen’le birlikte Festival Buluşmaları II başlıklı konserde İstanbul Müzik Festivali’nde ilk kez sahne alacak.
Festival’in ilginç etkinliklerinden biri de soprano ve müzikolog Çimen Seymen’in 17. yüzyıl Avrupa ve Osmanlı saray müzik ve danslarını buluşturan yeni projesi “Müsennâ” olacak. Müsennâ projesinde yer alan Fransız barok müzik topluluğu La Turchesca, Hakan Cevher yönetimindeki Cevher-i Musiki ve Ege Üniversitesi Türk Halk Dansları topluluğunun gösterileri izleyicileri Topkapı Sarayı’nın bahçesinde 350 yıl öncesine götürecek. Koreografisini Christine Grimaldi’nin üstlendiği proje, Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçekleşiyor.
İstanbul Müzik Festivali programında bu yıl yine dünya opera sahnelerinin yıldızlarının vereceği unutulmayacak şan konserleri de yer alıyor: Avusturyalı mezzosoprano Angelika Kirchschlager, kontralto Sara Mingardo, kontrtenor Andreas Schollfe festivalin konuklarından.
KAPANIŞ ELİNA GARANCA’DAN
36. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’nin 30 Haziran’daki görkemli finalinde, opera sahnelerinin yeni yıldızı mezzosoprano Elina Garanca var. Elina Garanca’ya Karel Mark Chichon yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşlik ediyor.
BU KONSERE ÇOCUKLARINIZLA BİRLİKTE GELİN…
İstanbul Müzik Festivali çocuklara klasik müziği tanıtmak, daha eğlenceli kılmak ve geleceğin klasik müzik severlerini yetiştirmek amacıyla bir yeniliğe imza atıyor. Türkiye’nin ilk ulusal çocuk senfoni orkestrası olan Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası’nın 28 Haziran Cumartesi günü TİM’de vereceği konser sanatseverleri bu kez çocuklarıyla birlikte klasik müziğin keyfine varmaya davet ediyor.
Konserde şef Rengim Gökmen yönetimindeki Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası, dev ekrana yansıtılan “Symfollies” çizgi filmine eşlik edecek. Başkarakterlerini bir senfoni orkestrasındaki müzik enstrümanlarının canlandırdığı ve Belçika’da en iyi çocuk programı seçilen “Symfollies” bugün 48 ülkede yayınlanıyor. Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası, bu projede Tchaikovsky, Grieg, Verdi, Offenbach, Verdi, Schubert, Mendelssohn, Beethoven ve Dvorák gibi bestecilerin eserlerinden bölümler seslendirecek.
BİLETLER 3 MAYIS’TA SATIŞA ÇIKIYOR
36. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’ndeki konserlerin biletleri 3 Mayıs Cumartesi günü satışa çıkıyor. Sanatseverler biletlerini saat 10.00’dan itibaren : Biletix satış noktaları, Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00), www.biletix.com ve IKSV merkezinden (İstiklal Cad. No:64 Beyoğlu) biletleri temin edebilecek.
Ünlü aktör 3 yıl hapis yatacak

Amerikalı oyuncu Wesley Snipes, 1999 ile 2004 arasında gelir beyanında bulunmadığı gerekçesiyle 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Amerikan basınındaki haberlerde, şubat ayındaki duruşmada suçlu bulunan oyuncunun öngörülen en yüksek ceza olan 3 yıl hapis cezasına çarptırıldığı belirtildi.
45 yaşındaki Wesley Snipes, Sean Connery, Sylvester Stallone ve Robert De Niro gibi ünlü oyuncularla birlikte rol almıştı.
Kaynak, Hurriyet Kultur-Sanat
McCartney’den bedava konser
Efsanevi grup Beatles’ın eski üyesi Sir Paul McCartney, haziranda Ukrayna’nın başkenti Kiev’deki Bağımsızlık Meydanı’nda bedava konser verecek.
Unlu Ingiliz sanatci bu konseri herhangi bir karsilik beklemeden verecegi aciklandi.

McCartney’nin bağlı bulunduğu şirket The Outside Organisation’dan yapılan yazılı açıklamada, McCartney’nin Viktor Pintçuk derneğinin davetiyle 14 Haziran’da yüzbinlerce hayranına ücretsiz konser vereceği ve “Bağımsızlık Konseri” adlı konserin, Ukrayna toplumundaki uzlaşı ve güveni güçlendirmek amacını taşıdığı belirtildi.
Konser, Ukrayna’nın büyük kentlerine kurulacak dev ekranlar ve televizyon aracılığıyla da naklen yayımlanacağı kaydedildi.
McCartney de yazılı açıklamasında, “Çok heyecanlıyım. Grubum ve ben orada olacağız” ifadesini kullandı.
Zengin bir Ukraynalı tarafından toplumsal ve kültürel projeleri geliştirmek amacıyla 2006′da kurulan Viktor Pintçuk derneği, konser dolayısıyla sanatçının 40 kadar tablosunu da sergileyecek.
Kaynak, Hurriyet Kultur-Sanat
Bu oyuna mansiyon verilmesi yakışıksız bir durum

Tiyatro sanatçısı Genco Erkal, Afife Jale Tiyatro Ödülleri’nde “Sivas 93” adlı oyunuyla değer bulunduğu mansiyon ödülünü reddetmesiyle ilgili olarak, “Böyle bir yapıta mansiyon ödülü verilmesi hoş bir şey değil. Bunu yakışıksız buluyorum. Biz bunu kabul etmiyoruz” dedi.
Bu konuyla ilgili genis bilgiyi su linkte bulabilirsiniz, tiklayin.
Dayıoğlu Ödülü’nü iki genç yazar paylaştı
Çocuk edebiyatının usta ismi Gülten Dayıoğlu’nın adını taşıyan Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Vakfı tarafından ilki düzenlenen edebiyat yarışmasının sonucu belli oldu. “Çocuk Romanı” dalında düzenlenen yarışmaya katılan iki yazar birincilik ödülünü paylaştı. 15 Mayıs’ta Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenecek ödül töreninde Çocuk ve Gençlik Edebiyatı yazarı Gülten Dayıoğlu’nun 45. sanat yılı da kutlanacak…
Soul şarkıcısı Al Wilson öldü
Amerikalı soul şarkıcısı Al Wilson böbrek yetmezliğinden hayatını kaybetti.
Küçük hanımlar, küçük beyler perde sizin için açılıyor
Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından düzenlenen “Küçük Hanımlar Küçük Beyler Uluslararası Çocuk Tiyatroları Festivali bu yı dördünüü kez seyirciyle buluşuyor.Festival 25 ile 30 Nİsan tarihleri arasında gerçekleşecek.
Ölümün fotoğrafını çekti
Alman fotoğraf sanatçısı Walter Schels, ‘kalp durduracak’ bir çalışmaya imza attı. 72 yaşındaki Schels’in Life Before Death (Ölümden Önce Yaşam) başlıklı fotoğraf sergisi, izleyicileri kelimenin tam anlamıyla ölümle “yüzleştiriyor.”
Uyuşturucunun karanlık yüzü
Türkiye’de ilk kez bir uyuşturucu satıcısının hayatı kitap oldu. Etiler Koğuşu, Bir Metropol hikayesi Burçin Bircan ve Etilerin oyuncak bebekleri isimli kitapların yazarı Emrullah Erdinç son kitabı “Parola Zehir”de 11 yaşında kuryelik yapmaya başlayan uyuşturucu satıcısı çocuğun yaşamını konu ediyor…
İstanbul Üniversiteleri Tiyatro Şenliği başlıyor
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti ana teması çerçevesinde gerçekleştirilecek olan “Avrupa Üniversiteleri Tiyatro Şenliği” bu yıl İstanbul üniversiteleri ile başlangıç yapıyor. 21–30 Nisan 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Şenliğe 17 üniversiteden 21 tiyatro topluluğu katılıyor.
Muhsin Ertuğrul’da perde kapandı
İstanbul’un kültür hayatında bir devir kapandı… Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosunun, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezince (İMP) hazırlanan “Harbiye Kongre Vadisi Projesi” kapsamında yıkımına başlandı.
Tiyatro Festivali’nin biletleri satışa çıkıyor
Bu yıl 16′ncı kez düzenlenecek oyan Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’ndeki 70’in üzerinde gösterinin biletleri 12 Nisan Cumartesi günü satışa çıkıyor. İstanbul Tiyatro Festivali’nin bu yıl İstanbul 2010’un da desteğiyle başlattığı kampanya doğrultusunda, Festival kapsamında yer alan yerli yapımların biletleri tek fiyat uygulamasıyla sadece 10 YTL olacak.
Hollywood kapılarını engellilere açıyor
Hollywood, engelli oyunculara yapımlarında yer vermeye başladı. Los Angeles Times gazetesine göre 1973 yılında Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde çıkarılan “Lanterman Yasası” çerçevesinde, engelliler ayakları üzerinde mümkün olduğunca durabilmelerini sağlayan gerekli hizmetleri ve fonları kullanma imkanına kavuştular.
Aşık Veysel, Satriani albümünde
Dünyaya gönül gözüyle bakan ve ölümsüz eserler bırakan halk ozanı Aşık Veysel, aramızdan ayrılalı 34 yıl oldu. Bugüne kadar eserleri farklı müzik türlerinde değişik biçimlerde yorumlanan Aşık Veysel, bu kez gitarist Joe Satriani’ye ilham kaynağı oldu.
Atatürk belgeselinin müziğini Bregovic yapacak
Balkan müziğinin dünyaca ünlü temsilcilerinden Goran Bregoviç, eylül ayında izlenime sunulması planlanan “Atatürk Belgeseli”nin müziğini hazırlayacağını söyledi. Bursa’nın merkez Nilüfer ilçesinde geçtiğimiz günlerde açılışı yapılan bir eğlence merkezinde konser vermek için kente gelen Bregoviç, Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nde (BGC) düzenlediği basın toplantısında, Bursa’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Winehouse’un sesi Yeni Bond filminde
Çekimleri devam eden yeni James Bond filmi Quantum of Solace’in film müziğini, gösteri dünyasının ‘arıza kızı’Amy Winehouse seslendirecek. Winehouse ve kayıtları birlikte gerçekleştireceği Mark Ranson bu heyecan verici görev için hazır olduklarını söylediler.
Salvador Dali İstanbul’da
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), İspanyol ressam Salvador Dali’nin yağlı boya tabloları, çizimleri ve grafiklerinden oluşan yaklaşık 270 eserin yanı sıra el yazmaları, fotoğraflar ve çeşitli belgelere ev sahipliği yapacak. SSM ile Akbank arasında Gala-Salvador Dali Vakfı işbirliğiyle 19 Eylül 2008-19 Ocak 2009 tarihleri arasında düzenlenecek “İstanbul’da Bir Sürrealist: Salvador Dali” adlı serginin sponsorluk anlaşması törenle imzalandı.
Anadolu’dan yükselip susmayan bir nefes
Anadolu Meydan Sahnesi’nin ‘Susmayan Nefes Pir Sultan Abdal’ adlı oyunu 30 Nisan’da Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde perde açacak. Aytekin Özen’in yazıp yönettiği oyun insanlığın özgürlük tarihinde türkü ve deyişleriyle hiç susmayan bir nefes olan Pir Sultan Abdal’ı ve onun felsefesinin temel noktalarını konu alıyor.
Genco Erkal’in Odul Ayibi
Bilindigi uzere Afife Tiyatro Ödülleri once ki gece sahiplerini buldu. Herkes yine odullerini aldi, kultur sanat konusuldu, tiyatro konusuldu ama geceye alinmayan daha dogrusu kucuk gorulen bir odulun alinmamasi geceye damgasini vurdu.
Genco Erkal ve tiyatrosu gecede “Sivas93″ isimli eserleri ile Mansiyon odulune layik gorulduler. Dostlar Tiyatrosundan yapilan aciklamada Afife Tiyatro Ödüllerinin daha cok amatorlere tiyatroyu ozendirmek icin verildigini bununda 39 yillik Dostlar tiyatrosuna yakismadigini belirttikleri aciklamalarinda ayrica bu odulu almanin Sivas olaylarinda olen aydinlara saygisizlik olarak gorduklerini bildirdiler.
Yine bu toplulukla birlikte hareket eden ve “Sivas93″ isimli oyunun muziklerine imza atan fazil say’da adayliktan cekilmesine ragmen torende ismi anons edilen isimler arasindaydi.

Sanat cevrelerinde Genco Erkal isminin orada olmasinin o oyunun birincilik almasi gerektirmedigini ayrica birincilik elde eden oyuna buyuk bir haksizlik edildigi konusuluyor.
Haldun Dormen grubu hakli bulmakla birlikte, bu aciklamayi odullerin verilecegi gun yapan grubu elestiriyor.
Sadece bir olayi anlattigi icin ve sadece belli isimler oldugu icin bir sanat eserine odul verilme gibi bir mecburiyet yoktur. Cok onemli ve ozel bir olayi anlatabilirsiniz oyununuzda ama bu sizin onu cok iyi yaptiginizi asla gostermez. 39 yillik bir tiyatro grubunun bunu gozardi etmesi hem Afife Tiyatro Ödüllerine bir saygisizliktir hem de o gece odul alan eserlere bir saygisizliktir. Birinci olununca nasil gelinip odul aliniyor ise diger durumlarda da en azindan gelinip bu gelenegi yasatma acisindan orada bulunulmasi gereklidir.
