
Film bir anne, dört çocuğu ve onları çevreleyen yaşamı konu alıyor. Bitlis şehri ise her haliyle bu hikâyede önemli bir rol oynuyor.Medine (Güzin Çorağan), altmışlı yaşlarına merdiven dayamış dul bir kadındır. Artık birer yetişkin olan çocukları ise hala annelerinden kopamamıştır. Kırklı yaşlarındaki Şehsuvar (Levent Ülgen) Bitlis’in tarihi camilerinden birinde imam olarak çalışmaktadır. Ortanca oğlu Sırrı (Bülent Düzgünoğlu) tütün fabrikasında, meşhur Bitlis sigarasının üretildiği bölümde çalışmakta ve mutsuz olduğu bu hayattan kurtuluşu kendi işini kurma hayallerinde bulmaktadır. İstanbul’da korsan CD satarak hayatta kalmaya çalışan ve işleri kötü giden küçük oğlan Harun (Görkem Kanbolat) bir süre için Bitlis’e gelmiştir. En küçük çocuk Meryem (Asiye Dinçsoy) ise üniversiteli olabilmek için uzun süreden beri dershaneye giden yıllanmış bir ÖSS hazırlık öğrencisidir. Medine’nin dertleştiği tek komşusu Süheyla, Harun’un eski aşkıdır ve mutsuz bir evliliği vardır. İki kadın, ortak tutkuları olan çiçek yetiştirmek için ilginç bir yöntem uygular. Şehsuvar, altı yaşında ölen ve hiç fotoğrafı bulunmayan bir kız çocuğunun yaşlı dedesi için çocuğa çok benzeyen bir suret aramaktayken, çalıştığı tarihi caminin onarımında bir sır ortaya çıkar. Sırrı, fabrikadaki işini aksatmak pahasına dükkan ararken, gizemli bir yer keşfeder. Harun elinde kalan CD’leri Bitlis’te satmaya çalışır. Bu arada kaçakçılık için şehre gelen yabancılar, kahvehanelerde haber okuyan eski ve yeni kuşak seyyar haberciler, fabrikada üretilen Bitlis sigaralarının üzerine yazılmış gizemli mesajların sahibi, belediye mezbahasında kesimden kaçan yaralı bir inek ve peşindeki görevliler eşliğinde boğucu ama bir o kadar da sıra dışı bir yaşamdır asıl izlediğimiz. Engebeli yapısıyla tepelerin arasında sıkışıp kalmış Bitlis şehri, tüm bu insanları cendereye almış gibidir. Okumaya devam et →
Saya vampir anne ve insan ırkından bir babanın kızıdır. 16 yaşında, naif bir görüntüsü olsa da aslında 400 yaşındadır ve iki ırk arasında kalmanın acısını yaşar. Hayatını samuray becerilerini geliştirmeye ve dünyayı vampirlerden temizlemeye adamıştır, diğerleri gibi hayatta kalması kana bağlı olsa da.El altından yürütülen bir organizasyon için çalışırken, Tokyo’ da üssü olan bir Amerikan ordusunun üzerine yollanınca, Saya tüm vampirlerin atası olan Onigen’ i yok etme şansı olduğunu düşünür. İnsan üstü güçlerini ve kılıcını kullanarak işe koyulur. Bu esnada yüzyıllardır ilk defa bir insanla ilişki kurar ki o da Onigen’ in üzerinde en büyük etkiye sahip olan üssün generalinin kızıdır. Okumaya devam et →

Boğaz Körler Derneği’nde Semra ve Başkan Ahi yerel gazetelerini okurken, hayatlarını değiştirecek ilginç bir gelişme yaşanır. Bakanlık, Çin Engelliler Olimpiyatları’na katılımı amaçlayan bir faks göndermiştir. Bu faks dernek üyeleri arasında şamataya dönüşür. Yağlı güreş, halter gibi branş seçimi şakaları sürerken, dernektekilerin yardımıyla büyüyen Zeki’nin, çevresinde sürekli top koşturan gören çocuklar gibi olma arzusuyla ağzından dökülen “futbol” sözü, konuyu ciddileştirir. Öneri; “Çıngıraklı Top”, bir başka deyişle körler futbol takımıdır. Zeki’nin bu isteği, futbola sıcak bakmayan, derneğin gözü, üniversiteli Semra’yı bile içine alır. Karar verilmiştir; Türkiye’deki ilk körler futbol takımı kurulacaktır. Ve ilk olarak oyuncular ve iyi bir antrenör bulunmalıdır. Ahi ve Semra takıma oyuncu toplamak için yollara düşüp, bildikleri tüm görme engellilere ulaşmaya çalışır. Zorlu uğraşlardan sonra aşağı yukarı bir takım kurulur. Bahattin, Sebahattin, Şahin, Halis, Nuri, Yanni ve Nardane takımda olacaktır. Peki antrenör sorunu nasıl çözülecektir? Başkan Ahi bu görevi, bir gazetede santral görevlisi olan Yanni ve arkadaşı Oktay’a verir. Yanni çalıştığı gazetenin yayın yönetmeni Osman’a durumu anlatır. Osman gazetenin neşe kaynağı Yanni’nin bu isteğini düşünürken, çözüm kendiliğinden gelir. Çözüm, bir dönemin futbol yıldızı Kerem’dir. Böylece yollar kesişir. Kerem, Dernek takımının antrenörü olacaktır. Bu eski futbol yıldızının adını duyan dernektekiler bayram havasına girse de Başkan Ahi’nin yerine geçmek isteyen muhaliflerin başı Muzo; kebapçı kardeşleriyle derneği restorana çevirmek için “körler futbol oynayamaz” diyerek soğuk rüzgârlar estirir. Tabiî işler plânlandığı kadar kolay değildir. Bir çok sürprüz ve serüvenle dolu “Çıngıraklı Top” bizi beklemektedir. Topun yerini dahi bulamayan bu insanların, oldukça komik hallere düşmelerine karşın, top oynamak için gösterdikleri çaba ve kararlılık; “hayata körü körüne atılan bir çalımdır”. Okumaya devam et →
Mazy, Pontypool kasaba radyosunda program yapmaktadır. Kasabada korkunç şiddet olayları olduğu şeklinde söylenti yayılmaya başlar. Radyo ekibi, bu söylentilerin İngilizceyle yayılmış bir virüsten kaynaklandığını anlarlar. Kurtarılma ümidiyle yayını sürdürürken acaba radyo dalgalarıyla virüsün yayılmasına yardım mı etmektedirler? Okumaya devam et →
Aile hizmetleri dairesi memuru Emily, pek çok şey görmüş geçirmiş olduğunu düşündüğü sırada, 10 yaşındaki Lilith, onun en yeni ve en gizemli vakası haline gelir. Anne-babası Lilith’i öldürmeye çalıştığında, Emily’nin en çok korktuğu şey doğrulanmış olur. Emily, Lilith’i kurtarır ve uygun bir bakıcı aile denk gelene kadar onu yanına almaya karar verir. Esas dehşet de o zaman başlar… Okumaya devam et →
“Walt Disney Pictures” her sene sürdürdüğü geleneği 2009 içinde devam ettirerek yine bir animasyon filmle karşımıza çıkmayı bekliyor. 3D uygulamlarının animasyon filmlerde ön plana çıktığı bu son dönemlerde, bu defa bizi çok özel bir ajan birimi karşılıyacak. Dövüş sanatlarından , özel silahlara ve yüksek teknolojik aletlere kadar bir çok alanda eğitim alan bu birimin görevi; Dünyayı ele geçirmeye çalışan bir milyarderi durdurmak. İşin en ilginç ve eğlenceli yanıda bu birimin insanlardan oluşmuyor olması ! Okumaya devam et →
Bir değirmencinin küçük oğluna, sihirli çizmeler giyen ve konuşan, tuhaf bir kedi miras kalır. Kedi, dalavere ve mizah yoluyla değirmencinin küçük oğlunun tek aşkı dans etmek olan Prenses’in kalbini fethedip onunla evlenmesine yardım eder. Başka kötü karakterler de Prenses’le evlenmeyi arzu etmektedir ve bu düğüne mani olmak için ellerinden gelen her şeyi deneyeceklerdir… Okumaya devam et →
Küçük bir kasabada genç bir adam intihar eder. Bu olayın ardından kasabada ardı ardına intihar olayları yaşanmaya başlar. Çok geçmeden bu intiharların ardında esrarengiz güçlerin olduğu anlaşılacaktır. Okumaya devam et →
Sevgilinizin her gün değişmesi ve her sabah başka biri ile uyanmak bir rüya mıdır? Yoksa bir kabusa dönüşebilir mi? Emre Altuğ’dan sadakat ve ilişkiler üzerine kahkahalarla izlenecek bir romantik komedi… Okumaya devam et →
Filmin hikayesi kısaca şöyle: Yıllarca tetikçilik yaparak hayatını kazanan Bülent, iki oğlunun gözleri önünde eşini öldürmüştür. Bu çocuklardan Duman, acısını içine gömüp hiçbir şeyi hatırlamak istemezken, Barut olayları sorgulayarak yaşadığı travmanın üstüne gider. Yıllarca hapis yattıktan sonra iki oğluyla aynı evde yaşamaya başlayan babayla oğulları yüzleşir ve sevgisizliğin onları ne hale getirdiği açığa çıkar. Filmin oyuncu kadrosu; Necmettin Çobanoğlu, Jülide Kural, Yüksel Arıcı, Pelin Batu gibi tecrübeli isimlerin yanı sıra Şenay Aydın, Öykü Çelik gibi genç yeteneklerden oluşuyor.Ayrıca film, dublajlı olarak Alman seyircisiyle de buluşacak. Okumaya devam et →
Pearson ailesi tatil için Maine şehrine gider.Fakat eve vardıklarında,orada yalnız olmadıklarını fark ederler.Dost bir uzaylı o evi önceden keşfetmiştir,ama yanındaki arkadaşları onun kadar iyi değildir ve evi istila etmek istemektedirler.Çocuklar tüm güçleriyle gittikleri evi korumak zorundadır,aksi takdirde yaratıklar onları uzaya gönderecek ve dünyayı ele geçirecektir. Okumaya devam et →

13 yaşında töre cinayetiyle hapise girmiş ve 20 yılını ıslahevinde geçirmiş Serhan (Ferhat Gündoğdu) gün ışığını dahi göremeden kanser hastalığı nedeniyle hastaneye yatar, hastanede yatmakta olan eski aktör Süleyman Turan’la birbirlerine destek olurlar… Arada sırada yanlarına katılan Volkan (İsmail Hacıoğlu) tedaviyi kabûl etmez ve sadece bayıldığında hastaneye uğrar. Süleyman abisini babası kadar severken, Serhan ile de anlaşamaz ve Süleyman abisinin Serhan’ın hayat hikâyesini anlatmasıyla ve Serhan’ı da alır çıkar buradan. “Zaten az bir zamanı kaldı, hayatı görsün” deyip ertesi gün ölmesiyle iki zıt kutuptan insanın duygusal, bir o kadar da heyecanlı hayat hikâyeleri anlatılmaktadır… Volkan her türlü pisliğin içinde Serhan’a hayatı yaşatmayı çalışırken bir an bile kendini düsünmez. Cihan’ın (Şevket Çoruh) sahibi olduğu bir barda dj.lik yapmakta olan Volkan’ın başı yine barda çalışan Tugçe’ye (Elif Sönmez) olan kıskançlığından dolayı Cihan’la belâya girmiştir. Cihan otuzlu yaşlarında, heybetli, astığı astık, kestiği kestik bir adamdır. Sadece bar işletmekle kalmayıp, karanlık işlere de bulaşmıştır. Tüm bu karanlık görüntüsünün yanında, kendisinden beklenmeyecek şekilde de duygusal ve sanatla haşır neşir birisidir. Şiirler okur, ressamları takip eder, sinema tutkunudur. Hayatındaki en büyük hayali, bir kitabı olmasıdır. Öldükten sonra yayınlanacak bu eserle edebiyat dünyasını temelinden sarsacağını düşünmektedir. Volkan, Serhan’ın son günlerini en güzel şekilde yaşatmaya çalışırken Cihan’ın gölgesi ise sürekli üzerlerinde olacaktır… Okumaya devam et →
Başrollerini Chris Pine, Piper Perabo, Emily VanCamp ve Lou Taylor Pucci‘nin paylaştığı Carriers, gerilim türünde bir yapım. Filmde dünyanın büyük bir bölümünü etkisi altına alan yıkıcı bir kuş gribi salgını sonrası dört arkadaşın hayatta kalma mücadeleleri anlatılıyor. Okumaya devam et →
Meryem Nine Filistin’in Cenin şehrindeki evlerinde, oğlu Doktor İbrahim, gelini ve torunlarıyla birlikte yaşarlar. Büyük torunu Faris, okulun en başarılı öğrencilerindendir. Babası onu karate derslerine göndermektedir. Faris’in Serap adında küçük bir sincabı vardır. …
Faris ve arkadaşları sokakta misket oynarlar. Bu sırada aralarında komik olaylar gelişir. Birgün Faris Ninesi Meryem’e sürekli ilgilendiği zeytin fidanının sırrını sorar. Meryem bu fideciği, babasının Ayn Karim’de bir gün tarlada çalışırken kendisine hediye ettiğini anlatır. …
Askerler Meryem’in komşuları Ebu İsa’nın evinde arama yapmaktadırlar. Askerler eşyaları kırar döker ve giderler. …
İbrahim annesine Komutan Timsah’tan bahseder. Meryem Timsah’ın adını duyunca yıllardır sakladığı sırrı açıklar. Timsah’ın babasını nasıl öldürdüğünü anlatır. …
Okumaya devam et →
Doğmamış çocuklarının trajik ölümü Kate ve John’u perişan etmiştir. Hayatlarını normale döndürmek için bir çocuk evlât edinmeye karar verirler. Yöredeki bir yetimhanede gittiklerinde Esther adındaki küçük bir kıza adeta çekildiklerini hissederler, ama Esther göründüğü gibi değildir. Kate, John’a ve diğerlerine Esther’ın sevimli maskesinin ardındaki yüzünü göstermeye çalışır. Okumaya devam et →
Lisede amigo kızlar takım kaptanı olan Rose Lorkowski, şimdi 30′larındadır. Çocuğunu tek başına yetiştiriyor ve geçinmek için ev temizliyordur. 8 yaşındaki oğlunu özel okula göndermek isteyince, evli olan sevgilisinin tavsiyesini dinleyip kazançlı olan başka bir işe girişir; bundan böyle suç mahallini temizleyecektir.Aslında onu her zaman hayal kırıklığına uğratan kardeşi Norah’yı da onunla birlikte çalışmak için ikna ettikten sonra Sunshine Cleaning (Gün Işığı Temizleme) adlı küçük bir iş kurar.
Bu iş ikisinin de önceliklerini, hayattaki amaçlarını belirlemek açısından güzel bir deneyim olacaktır. Rose ve Norah zorluklarla yüzleşecek ve daha mutlu olabilmek, daha iyi yaşayabilmek için çabalayacaklardır. Okumaya devam et →

Khan Kluay; ormanın derinliklerinde bağımsızca büyüyen meraklı, yaramaz, genç bir filin hikâyesidir. Kayıp babasına ait doymak bilmez merakının sonucunda maceraya sürüklenir. Göğüs germek zorunda kaldığı güçlükler ve zorluklar onu daha güçlü biri yaparken, olaylardan almış olduğu dersler ise onu cesaretli ve gururlu enerjik bir file dönüştürür. Aynı zamanda çok da iyi kalplidir.Khan Kluay, bu zorlu yolculuğunda birçok değişik hayvanla karşılaşır ve onların yardımları sayesinde hem bir sürü güçlüğün üstesinden gelir, hem de tüm zamanların en büyük fili olmasına yardımcı olur.Hayvanlar âleminden başka, Khan Kluay aynı zamanda insanlarla bir arada yaşamayı öğrenir ve fillerle insanlar arasındaki ilişkiyi anlar. Bu deneyim onu, savaşçı olarak katıldığı savaşta kendini feda etmesine yol açar.Her ne kadar bu maceraya kayıp babasını bulmak için atılmışsa da, Khan Kluay yolculuğu sırasında dostluk, cesaret ve fedakârlık gibi daha anlamlı şeyler öğrenir. Aynı zamanda yeni keşfettiği bu kavramların aslında babasının ruhuyla ona geçmiş olduğunu ve her zaman kendisinin içinde var olduğunu fark eder. Asıl bu, Khan Kluay’ın maceradan çıkarmış olduğu derstir… Okumaya devam et →
Nick ve arkadaşları haftasonunda araba yarışı izlemeye giderler. Bu sırada Nick yarışın yapıldığı stadyumda çok büyük bir kaza meydana geldiğini, insanların öldüğünü ve stadyumun izleyicilerin üzerine yıkıldığını görür.
Nick bu gördüklerinin birazdan yaşayacakları bir felaket olduğunu farkederek, 12 kişiyi kendisi ile birlikte stadyumdan çıkmaya ikna eder ve böylece kazadan kurtulmuş olurlar.
Ama ölüm yarım kalan işini bitirmek için geri döner. Stadyum kazasından kurtulanları çok daha korkunç kazalar beklemektedir. Okumaya devam et →
Aynı günlerda Avrupa’nın başka bir köşesinde Teğmen Aldo Raine (Brad Pitt), Yahudi askerler tarafından kurulan bir grubu düşmana karşı misilleme yapma amacıyla organize etmektedir. Düşmanları tarafından “Piçler” yakıştırmasıyla bilinen Raine’ın grubu, Nazi Almanyasının önde gidenlerine zarar verme misyonunu üstlenmiştir. Bu amaçla, Alman sinema oyuncusu ve gizli ajan Bridget Von Hammersmark (Diane Kruger) ile işbirliği yaparlar.Shasoanna’nın kendi intikamını alma planlarını yaptığı bir sinema salonunun çatısı altında hepsinin kaderleri kesişecektir. Okumaya devam et →

Bulutların üzerindeki yerçekimsiz kentte mükemmel bir uyum içerisinde yaşayan Terra gezegeninin sakinleri, savaş denilen kavrama tamamen yabancıdırlar. İç savaştan ve çevresel felaketten kaçan insanlar tarafından gezegenleri işgal edilince Terra’lılar, işgalcileri Tanrı gibi karşılarlar. Sadece cesur ruhlu bir kız olan Mala (Ceyda Düvenci) mücadelesini sürdürmektedir. Babasının kaçırılmasından sonra işgalci uzay gemilerinden birinin düştüğünü görür ve pilotunu kurtarır. Kurtardığı dünyalı pilotun adı Jim Stanton’dur (Halit Ergenç). Jim hayatını kurtarmasına karşılık Mala’ya babasını bulması için yardımcı olacağı sözünü verir. İkisi birlikte insanların ana uzay gemisi Ark’a doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkarlar. Mala ile Jim yolculuk sırasında halkların aslında birbirinden çok da farklı olmadığını öğrenirler. Ancak dünyalıların ordusunun Terra’yı işgal etmesi ve Terra’lılar için yaşanamaz hale getirmesi üzerine Mala ile Jim, iki ırkın birlikte var olmasının bir çaresini bulmak zorundadırlar. Okumaya devam et →
17 yaşındaki futbol takımı oyuncusu Viola Hastings kızlar takımı elenince, erkek kardeşinin lisesinin erkek futbol takımına girebilmek için her şeyi yapmaya karar verir. İkiz kardeşi Sebastian’ın yurt dışında olmasını fırsat bilerek onun kılığına girer ve futbol takımına kendisini kabul ettirir. Viola takım arkadaşına aşık olur fakat gerçeği gizler. Bu sırada Olivia isminde bir genç kız’da ‘Sebastian’ a aşık olur ve işler git gide karışık bir hal alır. Okumaya devam et →
Lars von Trier’in korku filmi projesi Antichrist şimdiden heyecanlandırıyor. Senaryosunu Trier’le beraber Anders Thomas Jensen’ın yazdığı film, çocuklarını kaybettikten sonra bir orman kulübesinde olayı unutmaya çalışan bir çiftin yaşadıklarını anlatacak… Okumaya devam et →
Black Falls kasabasına hoşgeldiniz. Burada bütün evler birbirine benzer ve herkes Bay Black’in sahibi olduğu, tüm ülkeyi etkisi altına alan ve neredeyse herşeyi yapabilen marifetli iletişim aygıtının üreticisi BLACK BOX şirketinde çalışır. Ailesine iş vermek dışında Bay Black’in şirketi BLACK BOX, sadece birkaç arkadaş edinmek isteyen 11 yaşındaki Toe Tompson (Jimmy Bennett) için ise hiçbirşey yapmamıştır. Ta ki gökkuşağının renklerini taşıyan gizemli bir taş gökyüzünden Toe’nun kafasına düşüp herşeyi değiştirene kadar… Bu Gökkuşağı Taşı Mr. Black’in aygıtının yaptıklarından daha iyi birşey daha yapmaktadır; taşı elinde tutan herkesin dileğini gerçekleştirmektedir. Okumaya devam et →
Borat figürüyle Hıristiyanları, Yahudileri, kadınları, erkekleri ve bütün Kazakistan halkını rencide ettikten sonra Sacha Baron Cohen yeni filmiyle gene acımasız bir mizah dalgası yaratmaya hazırlanıyor.Mayıs 2009’da vizyona girmesi planlanan Brüno adlı filmde Avusturyalı modacının maceraları beyazperdeye aktarılacak.Sacha Baron Cohen, eşcinsel modacı Brüno karakterini ‘Da Ali G Show’ adlı TV programında meşhur edeli 10 yıl oldu. Moda dünyası ve eşcinsellerle ilgili pek çok ‘acımasız’ espriyi bu sefer sinemada izleyeceğiz. Okumaya devam et →
Anna hasta değil; ama on üç yaşına dek sayısız ameliyat, nakil ve operasyon geçirdi, iğneler vuruldu. Hepsi ablası Kate’in çocukluğundan beri yakasını bırakmayan lösemiyle mücadele edebilmesi için. Kate ile tam doku uyumu olması için laboratuar ortamında genleri özel olarak seçilen özel üretim bir çocuk olan Anna, ablasına ilik verebilmesi için dünyaya getirilmişti – bu rolünü ve hayatını hiç sorgulamadı.. bugüne dek. Okumaya devam et →
Fight Club / Dövüş Kulübü’nün yazarı Chuk Palahniuk’un aynı adlı romanından uyarlanan Tıkanma, modern aileyi ve bencil toplum düzenini yerden yere vuran, çarpık bir mizah anlayışıyla örülü, gayet sivri bir komedi-dram. Bu bağımsız yapımın anti-kahramanı Victor, bir seks bağımlısı. Üstüne üstlük, annesi Ida, Alzheimer hastası. Victor, annesinin hastane masraflarını karşılamak için pahalı lokantalara gidip sonradan para sızdırmak için boğazına yemek kaçmış numarası yapıyor. Victor’un hayatı, annesi için yeni bir tedavi yöntemi öneren doktor Paige’le tanıştığında değişiyor. Okumaya devam et →
‘A Perfect Getaway’ yeni evli bir çiftin Hawaii’ye balayına giderken arabalarına aldığı iki otostopçunun katil çıkmasını anlatacak. Okumaya devam et →
Bir grup gencin kendini kanıtlamak amacıyla şiddete başvurması sonucu altından kalkamayacakları bir haltlar işleyerek , paniklemeleri sonucu sadistleşirler.Bundan sonra çift ile aralarında kedi-fare kovalamaca oyunu başlar Okumaya devam et →
Dünya yok olmuştur, son kalan insanlar ise bir uzay gemisindedirler ve yaşanabilir bir gezegen aramaktadırlar… O sırada terra gezegenine rastlarlar, üzerinde zekii ve barışcıl canlılar yaşamaktadır… İnsanlar bu gezegeni ele geçirmek ve yerleşmek için terralılara savaş açarlar… Okumaya devam et →
Bir önceki ortak çalışmaları transformers ile dünya çapında büyük bir gişe başarısı sağlayan Paramount Pictures ve Hasbro, yine olağan üstü bir macera-aksiyon filminde bir araya geldi.G.I. JOE ekibi, Mısır çöllerinden, kutup buzullarının altındaki sulara varana kadar her yerde en gelişmiş casusluk ve askeri ekipmanları kullanarak, yozlaşmış silah satıcısı Destro ile, gizemli Cobra örgütünün dünyayı kaosa sürüklemesine engel olmaya çalışıyor. Okumaya devam et →