Aşk, intikam ve gurur arasında kalan kanlı katil Kontes Bathory’nin yükseliş ve düşüşünün öyküsü.
1560 doğumlu kontes, 14 yaşında iken nüfuzlu bir lord ile evlendirilir. Dönemin en güzel, akıllı ve güçlü kadını olarak anılan kontes, erkeklerin hakim olduğu ve sadece onların sözünün geçtiği bir dünyaya başkaldıran bir kadın olarak öne çıktı. Bir davette kendinden oldukça genç olan Istvan’a aşık olur ve tutku dolu bir aşk yaşarlar. Fakat bu mutlulukları uzun sürmeyecektir çünkü Istvan’ın babası Kont Thurzo oğlunu ondan ayırmak için planlar kurmaktadır.
Kontesi, yaşı büyük olduğu için oğlu tarafından sevilemeyeciğine inandırır ve sonunda ancak bakirelerin kanıyla yıkanarak genç kalabileceğine inanmaya başlar. Bir sürü bakire kadın kaleye getirilir ve bir daha da görülmezler. Bu arada Erzebet de giderek daha çok delirir ve takıntılı hale gelir. Sevdiğinin babası tarafından kurulan politik bir komplonun kurbanı olduğunu farkettiğinde ise artık çok geçtir.
Okumaya devam et →
Sen onları dünyaya getirirsin, onlar seni bu dünyadan koparırlar…Sakin bir Noel tatili, çocukların ailelerine karşı düşmanca tavırlarda bulunmasıyla korkunç bir hayatta kalma savaşına döner. Okumaya devam et →
Genç bir bilet kafa derisini yüzücüsü, yeraltında olan cadde kavga etmesinin dünyasına tanıştırılır. Okumaya devam et →
Ponyo, kırmızı elbise giyen ve insan olmak isteyen bir Japon süs balığıdır. Deniz kenarında, iç denize bakan bir kayanın üzerinde yaşayan beş yaşındaki Sosuke, bir sabah, kayalık sahilinde oynarken, saçlarını reçel kavanozuna sıkıştırmış Ponyo ile tanışır. Sosuke onu kurtarıp plâstik bir kovaya koyar. Zaman geçtikte Ponyo ve Sosuke birbirlerine hayran kalırlar. Sosuke, Ponyo’ya korkmamasını ve onu koruyacağını söyler. Ama bir zamanlar insan olan Ponyo’nun babası Fujimoto onu okyanusa dönmesi için zorlar. Ponyo, insan olmak istediğini söyler ve istemeden de olsa dünyanın ekoloji dengesini bozar. Okumaya devam et →

Son dönemin en çok konuşulan fantastik filmlerinden biri olan Franklyn iki paralel dünya arasında geziniyor: Günümüz Londra’sı ile hayali gelecekteki, inanç ve dini fanatizmin hüküm sürdüğü tekdüze bir metropol olan Meanwhile City. Körfez Savaşı gazisi, dini bütün Esser, Londra’nın evsizlerin hükmündeki karanlık sokaklarında kayıp asi oğlunu aramaktadır. Otuzlarındaki Milo, gerçek aşkın saf ve güçlü duygularına tekrar sahip olmak için çabalayıp durmaktadır. Çekici ve yaralı güzel sanatlar öğrencisi Emilia, hayat ve ölümü ayıran ince çizgide gidip gelen intihar konulu sanat projeleri üretmektedir. Şehrin tek ateisti, başına buyruk maskeli detektif Preest sokaklarda intikam peşindedir. Tek bir kurşun, bu dört kayıp ruhun kaderini beklenmedik bir şekilde belirleyecektir. Terry Gilliam dünyasının hissiyatına yakın duran film, gerçek ile hayal arasında ustalıkla gidip gelirken, karmaşık bir senaryo örüyor. Hayat, aşk ve kaybetme duygusuna yönelik bakış açılarımızı sorgulamaya niyetlenen Gerald McMorrow, bu ilk filmiyle şimdiden yeteneğini kanıtlıyor. Okumaya devam et →
Bloom ve Stephen dünyanın en büyük dolandırıcılarından ikisidir. İki kardeş ve ortakları Bang Bang son büyük bir iş yapmak üzere bir araya geleceklerdir. Dünya turunda olan güzel milyoner Penelope onlar için iyi bir jübile olacaktır. Milyonerden tam 17.5 milyon dolar kapmayı düşünmektedirler. Okumaya devam et →
“The Taking of Pelham 1 2 3/Metrodan Kaçış”ta, Denzel Washington, sıradan günü cüretkar bir suçla, bir başka deyişle bir metro treninin kaçırılmasıyla kaosa dönüşen, New York şehri metro hareket memuru Garber’ı canlandırıyor. John Travolta ise baştan aşağı silahlı dört kişilik çetenin lideri ve beyni Ryder olarak, bir saat içinde yüklü bir fidye ödenmediği takdirde yolcuları öldürmekle tehdit eder. Ayaklarının altındaki gerilim artarken, Garber, Ryder’ı zekasıyla alt edip rehineleri kurtarabilmek için metro sistemi üzerine engin bilgisinden yararlanır. Ama Garber’ın çözemediği bir muamma vardır: Hırsızlar parayı alsalar bile, nasıl kaçabilirler ki? Okumaya devam et →
Ünlülerin fotoğrafçısı Connor Mead (MATTHEW McCONAUGHEY) özgürlüğü, eğlenceyi ve kadınları seven biri… bu sırayla. Hiçbir şekilde bağlanmamayı ilke edinmiş müzmin bir bekâr olarak, bir sonraki randevusuna hazırlanırken, telefonun konferans modunda birkaç kadınla birden ayrılmak onun için sorun değil.
Connor’ın kardeşi Paul ise daha romantik bir tip. Aslında, evlenmek üzere. Ne yazık ki bu büyük olayın arifesinde, Connor’ın romantizmle alay etmesi Paul, düğün daveti ve iyi dileklerini sunmaya gelen bir ev dolusu davetlinin eğlencesini bölüyor. Bu davetlilerin içinde Connor’ın hayatında hatırı sayılır cazibesinden etkilenmiyor görünen tek kadın olan, çocukluk arkadaşı Jenny (JENNIFER GARNER) var.
Connor tek başına düğünü mahvedecek gibi görünürken, merhum amcası Wayne’den (MICHAEL DOUGLAS) bir uyarı alıyor. Eğlenceden eğlenceye koşan kişiliği, efsanevi çapkınlığı ve maceralarıyla Connor’ın yaşam tarzında örnek aldığı Wayne Amca, yeğenine vermek istediği acil mesajı Connor’ın –geçmişte, şimdi ve gelecekte— terk ettiği sevgililerinin hayaletleri aracılığıyla iletiyor. Hayalet sevgililer, Connor’ı başarısız ilişkilerle dolu bir hayat boyunca aydınlatıcı ve komik bir yolculuğa çıkarıyor. Okumaya devam et →
Bir grup bilim adamı Alplere insanoğlunun köklerine dair bir araştırma yapmaya gidiyor fakat tek buldukları tehlikeli bir düşman oluyor. Okumaya devam et →
Fransa’da terörist grup ve gizli servislerin birbirlerine karşı devam eden acımasız savaşı, radikal karşı ideolojiler adına sürmektedir. Henüz, terörist ve gizli ajanlar hemen hemen aynı hayatları yönetiyor, manipülasyonda aynı yöntemler üzerinden gidiyorlardır. Devlet Sırrı, Fransız gizli servisi tarafından askere alınan öğrenci Diane ve terörizmin onu kurtuluşa götüreceğine inanan belalı genç Pierre üzerinden onların gizli savaşını ifşa eder. Diane ve Pierre görevleri için eğitilirken, kaçamayacakları olaylar zincirine takılıp kalırlar. Acaba soylu olarak gördükleri savaşları adına ikisi de fedakarlıkta bulunabilecek midir? Okumaya devam et →
Ailesinin ‘elmas kızı’, hayatı boyuca her zaman parmakla gösterilmiş olan örnek insan Amy (Melinda Page Hamilton) nişanlısı John’u anne ve babası ile tanıştırmaya karar verir. John ile birlikte ailesinin yaşadığı şehre dönen Amy gerçek mutluluğu yakalamış gibidir ancak bu mutluluk gölgelenmek üzeredir. Birbirlerine tamamen dürüst davranmaları gerektiğini düşünen John, Amy’den hayatındaki en büyük sırrı söylemesini ister. Genç kadın bir süre dirense de sonunda yıllar önce başından geçen bir seks deneyimini sevgilisine aktarır. Amy’nin kirli çamaşırları bir anda ortaya dökülür ve yıllardır gizli duran bir sır bir anda herkes tarafından öğrenilir. Genç kadın hayatında sevdiği ve güvendiği herkesi kaybetmek üzeredir. Okumaya devam et →
Steven Soderbergh’in ilk uzun metraj yönetmenlik denemesinden akıllarda kalacak bir film.Graham, John’un uzun zamandır görüşmediği eski bir okul arkadaşıdır ve bir gün kadın düşkünü arkadaşı John, onun melek gibi karısı Ann ve arsız kardeşi Cynthia’nın hayatlarına aniden girer. Teker teker hepsi Graham’ın kişisel planına doğru çekilmeye başlarlar… aralarındaki ilişkileri sonsuza dek değiştirerek! Okumaya devam et →
Kathryn Merteuil ve Sebastian Valmont, çok zengin ve kötü niyetli iki üvey kardeştir. Kolayca baştan çıkardığı kızlardan sıkılan Sebastian, kendine son bir hedef bulur: Okul müdürünün güzel ve bakire kızı Anette Hargrove. Bu yüzden, iki üvey kardeş bir bahse tutuşurlar. Her kim bahsi kazanırsa en çok istediği şeye sahip olacaktır… Okumaya devam et →
Bir bulvar gazetesinin editörü, çok satan bir kitabın yazarıyla söyleşi yaparak sükse yapmayı düşünür, ama aşk kapıyı çalmakta gecikmez… Okumaya devam et →
Evlilik ve stres konusunda danışmanlık yapan iki ‘uzman’, evliliklerinde büyük sorunlar yaşayan bir çifte yardımcı olmaya çalışır, ama her şey göründüğü kadar kolay değildir… Okumaya devam et →
Aynı üniversitede gazetecilik bölümünde okuyan Derrick (James Marsden),Jones(Lena Headey) ve Travis (Norman Reedus) aynı evi paylaşmaktadırlar. Haber ve Dedikodu arasındaki ilişkiler hakkında hazırlayacakları ödev için kampüste bir dedikodu başlatırlar.Dedikodu şu şekilde başlar, bir parti sırasında okulun zengin güzel fakat erkeklere karşı mesafeli duran Naomi (Kate Hudson) ve ondan hoşlanan Bo (Joshua Jackson) hakkındadır. Dedikoduyu Derrick başlatır ona göre Bo Naomiye tecavüz etmiştir.. bu dedikoduya herkes inanır Naomi de dahil çünkü o gün çok sarhoştur.. ve Bo tutuklanır..Dedikodu büyür kontrolden çıkar … Okumaya devam et →
İnsan hayatının kaç dakikası gerçekten mutlu geçer? 40 yaşına gelmiş bir adam, kendi hayatına sahip çıkabilmek için başkalarını kırma hakkına sahip midir?
Jan kendini aşk adamı olarak tanımlayan bir dans öğretmenidir. 40. yaşını kutladığı doğumgününde hayatında büyük bir devrim yapma kararı alır. Birbirlerinden haberdar olmayan dört sevgilisine de aynı saatte randevu verir.
Herbir aşığını kaybetmeyi göze alsa da onlara teker teker aşkın hangi yüzünü hangisiyle yaşadığını açıklayacaktır. Ancak devrim bayrağı sadece Jan’ın kalesinde dalgalanmamaktadır.
İran sinemasının usta isimlerinden Mohsen Makhmalbaf’tan aşkın doğasına dair felsefi bir deneme olan Seks ve Felsefe, Tacikistan’ın 2006 yılı Oscar adayı.
Bir kiralık katile babasının intikamını almak isteyen bir kızın öyküsü. Okumaya devam et →
Ah evet, bu Almanca ana başka bir (E-için-tv ana öncül) ile komediyi nasıl bir aile başlatın. Bu kez kimin ilk tasarlanmış ev parçaları ve cinsel yaşama aynı anda geçerli bir mimar olduğunu; vay, ne büyük bir alegori. Tacizkar müzik Bir çok Josh Broecker bazen kötü yönü olmayan anlamsız sahneler, bir grup örtbas gerekir herhangi bir hayal ve korkunç döküm.
Komedi PC reklam nauseam kimden suffocates ve iyi komedi yapan asla; Ah bir, bakım, duyarlı modern ve tüm iletişim güzel (o kadar kendisi hakkında şikayetçi ne durdurabilir ki?) Bizim mimar olduğunu. Hayır o güçsüz olduğunu merak ediyorum. Bu komedi kimsenin cinsel yaşam adet gidecek izlerken sonra.
Erotizmin sert bir toplum eleştirisi ile birleştiği, Cannes film festivalinde eleştirmenlerden özel ödül alan, seyircinin estetik ve entellektüel beklentilerini sonuna kadar karşılayan, baştan çıkarıcı bir film. Paris’in göbeğinde yaşayan strip-teaseci Nathalie ve barmen Sandrine, sadece erkeklere yaşam hakkı tanıyana modern hayatın acımasızlığı ile yüzyüzedirler. Sürekli kaybeden taraf olmaktan sıkılan iki kadın para, güç ve kariyer sahibi olmak için birbirlerine destek olmaya karar verirler. Hedefleri doğrultusunda doğru ya da yanlış dinlemen herşeyi yapmaya hazır olan iki kadının arasında önüne geçilmez bir cinsel çekim oluşur. Cinselliklerinin sınırlarını test eden ikili bu düzen içinde hayatta kalmak için ellerindeki silahı, seksi kullanmaya karar verirler. Erkeklerin iktidarı elinde tuttukları düzende Sandrine ve Nathalie dişiliklerini kullanarak hayal edemiyecekleri kadar yukarıya çıkarlar. Okumaya devam et →
Film, ailesinin çiftliğinde tatilde bulunduğu bir yaz boyunca vücudunun, arzunun farkına varıp zevki keşfeden genç bir kızın hikayesini anlatıyor. Breillat bu filmini yıllar önce zor koşullarda, düşük bir bütçe ve üç kişilik bir teknik ekiple kotarmış. Ancak film Cannes’da dağıtımcıların vetosu ile karşılaşmış ve Fransa’daki denetim kurulundan ’18 yaşın üzerindekiler izleyebilir’ onayını almasına karşın gösterim şansı bulamamış. Okumaya devam et →
Claire ve Jay Çarşamba günleri buluşuyorlardı. Yalnızca sevişmek için… Konuşmadan, birbirlerinin vücutlarını ve arzularını paylaşarak. Bir gün Claire ortalarda gözükmedi. .. Jay onun hakkında aslında hiçbir şey bilmediğini ve gizemli sevgilisini ne kadar çok merak ettiğini fark etti.“İki bedenin paylaşabileceği en büyük giz; bedenlerin birbirine yabancı olmasıdır. Aşksız bir seks; ihtiyaca, isteğe ve kötü bir alışkanlığa dönüşür. ” Okumaya devam et →
Kocası ile sorunları olan bir kadının yalnız kaldığı süreçte başından geçenler anlatılıyor Okumaya devam et →

Luisa, bir mahalle okulunda çocuklara cinsel ders vermeyi amaç edinen genç ve alımlı bir öğretmendir. Ancak çocuklarla başlayan bu dersler, ebeveynlerle devam edecektir. Çünkü hem Luisa’nın hem de bazı öğrencilerin ebeveynlerinin cinsel hayatları sürprizlerle doludur. Luisa, okulda göreve başladığı zamanlarda, öğrencilerinden birinin babası olan Jorge ile aşk yaşamaktadır. Yine bir öğrencisinin anne ve babası olan Emilio ve Macarena ise cinsel hayatlarında sorunlu bir dönem yaşamaktadır. Emilio karısını sevmesine ve ona sadık kalmasına rağmen cinsel hayatlarında aradığı mutluluğu bulamamıştır. Macarena kocası ile birlikte olamamanın sıkıntısını fazlası ile yaşamaktadır, öncelikle bunun jinekolojik bir sorun olduğunu düşünür ancak daha sonra problemin ikili arasında yaşanan psikolojik sorunlardan olduğu anlaşılır. Emilio kaçamağını ise o yaz tatil için evlerine kalmaya gelen karısının kuzeni ile yaşayacaktır. Öğrencilerinden bir diğerinin babası olan Álvaro ise hepsinden farklı bir sorun yaşamaktadır. Hamile olan karısına iyi bir koca ve kızına iyi bir baba olmaya çalışan Alvaro’nun derdi ise obsesif seks takıntısıdır. Bu adam sürekli olarak başka kadınlarla birlikte olma isteği duymaktadır ve bu konuda kendini asla engelleyememektedir. Ona göre aşk aşktır, seks sekstir, yaşanması gereken bir şey varsa mutlaka yaşanmalıdır. Seks konusunda dersler veren ve kitaplar yazan profesör Jorge, kendi cinsel hayatındaki düzeni bir türlü kuramamıştır. Kaçamaklarını artık görmezden gelemeyen karısı tarafından kapının önüne konulan Jorge, aşk yaşadığı Luisa tarafından da terk edilince iyice yalnız kalır. Okumaya devam et →
Gianni iş seyahati için gittiği Rusya`da Tatianna adlı bir kadınla birlikte olur. Tatianna ayrılma vakti geldiğinde Gianni`yle birlikte Avrupa`ya gelmek ister. Okumaya devam et →
Ernesto, karısının ölümünden beri yalnız yaşayan, hiç çocuğu olmayan yaşlı bir yazardır. Kendi halinde ve sosyal ilişkilere pek yatkın olmayan Ernesto, bu seçiminden memnun görünmektedir. Bir süredir çalışmıyor olmasına rağmen bir film yönetmeni kendisinden ‘Avila’lı Teresa’ nın hayatı üzerine bir senaryo hazırlamasını ister.Öte yandan yanında çalışan temizlikçi kadın işten ayrılınca yerine genç köylü kızı Luana’yı alan Ernesto, yıllardır sürdürdüğü diyetini bozup bu kızla bir gönül macerasına girer. Okumaya devam et →
Original Sin
film kübada geçiyor. kahvesi de meşhur olan kübada yaşayan antonyo meşhur bir kahve tüccarıdır. antonyonun sadece mektuplarla tanıştığı birde sevgilisi vardır. ondan yanına gelmesini ister.mektup arkadaşı geldiğinde onun güzelliğine ilk anda vurulmuştur. ihtiraslı ve aşk dolu bir birliktelik yaşamaktadırlar. güzel günler julia (a.jolie) nın gerçek yüzünün ortaya çıkması ile bitmiştir. mektuplaştığı kadının o olmadığını anladığında çok geç olacaktır. işin içine girdikçe bir çok sırrı da çözmeye başlayacaktır. Okumaya devam et →
Mayınların arasında, doğuda bir sınır köyü…
25 yıldır iki tarafın arasında kalan çaresiz insanlar…
Zorunlu göç uygulaması nedeniyle doğup büyüdükleri topraklardan, köklerinden ayrılmak zorunda kalan Altun aileleri, köklerinden koparak bir bilinmeze doğru yola çıkarlar.
Davut Altun, ailesiyle birlikte kaçak yollardan da olsa en kısa zamanda Norveç’e gitmeyi istemektedir. Haydar Altun ve ailesi içinse göç yolu İstanbul’a doğrudur…
Yolculuk başlamıştır…
Bitmek bilmez fıtınalardan geçip gelmiş, yollarını kaybetmiş, çaresizce bir çıkış arayan insanların, kendi güneşinden koparılmış ve geleceğin bilinmezliğinde kaybolmuş çocukların, bir göçün hikayesidir…
Her türlü ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşı duran, savaşın, kavganın, kendine benzemeyeni hor görmenin sorunun ta kendisi olduğunu söyleyen bu filmde anlatılan: hepimizin, memleketimizin, Türkiye’nin hikayesidir… Okumaya devam et →

Geleneksel bir İstanbul mahallesinde doğmuş olan Muharrem 30 yılı aşkın bir süredir aynı mahallede yaşamaktadır. Sade bir işi vardır. Mütevazi ve içe dönük bir kişi olan Muharrem gece gündüz ibadet ederek, cinsellikten uzak, en sert İslami akidelere sıkı sıkıya bağlı bir yaşam sürdürmektedir.
Muharrem’in koyu dindarlığı, varlıklı ve güçlü bir tarikat şeyhinin dikkatini çeker. Onun alkışlanası güvenilirliği ve vicdani zenginliği, bu şeyhin kendisine tarikatın sahip olduğu sayısız mülkün kira toplayıcısı olarak çalışacağı idari bir görev teklif etmesine yol açar.
Yeni giysiler, cep telefonu ve bilgisayarla donatılmış Muharrem, şimdi uzun zamandır uzağında kalmayı başardığı modern dış dünyanın içindedir. Saf bakışları kısa zamanda içki tüketimi ve hayır konularına karşı gösterilen çelişkili davranışlara şahit olur.
Muharrem, artık tahakküm eden ve mağrur bir kişi olmuştur. Çalıştığı yerde elinde olmadan bir yolsuzluk yapar. Daha da kötüsü, Muharrem’in iç huzuru gitgide bir işkence haline gelen, gece gündüz kendisini rüyalarında cezbeden baştan çıkarıcı bir kadının görüntüsü ile allak bullak olur.
Muharrem yaşamını dünyevi ve manevi değerleri birbirlerinden ayırabilme üzerine kurmuştur. Ama kendini adadığı değerler birbir yıkılmaktadır. Allah korkusu akli dengesini zedelemeye başlamıştır… Okumaya devam et →
Uyuşturucu satıcıları ve kullanıcıları ile onlara engel olmaya çalışanlar arasında geçen Pars: Kiraz Operasyonu; okullardaki öğrenciler, uyuşturucu baronları ve narkotik polislerinden oluşan bir üçgeni konu alıyor. Uyuşturucunun esrarlı tahtının kurbanlarının üzerinde yükseldiği gerçeğini yaşayarak öğrenen “Pars”, başka kurbanlar verilmemesi için hayatındaki herşeyi feda etmeye hazırdır. Okumaya devam et →