Amerikan Güzeli

Amerikan Güzeli

Lester Burnham (Kevin Spacey) bir magazin dergisinde çalışmaktadır. Kentin lüks banliyölerinden birinde karısı ve kızıyla yaşayan Lester orta yaş bunalımının eşiğine kadar gelmiştir. Emlakçılık yapan karısı Carolyn (Annette Bening) ona karşı ilgisiz ve soguk
davranır. Lise öğrencisi olan kızı Jane de (Thora Birch) onu küçük görmekte, saygısız davranışlarını günden güne arttırmaktadır. Bütün bunların üstüne bir de gazetedeki patronunun onu gerizekalı yerine koymasıyla kabusu daha da artar. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Kıyamet

Kıyamet

Yüzbaşı Willard (Martin Sheen), Vietnam’da Amerikan ordusuna başkaldıran ve vahşi yöntemlerle bir orman kabilesini yöneten Albay Walter Kurtz’ü (Marlon Brando) bulup öldürmekle görevlendirilir. Kurtz’ün izinde, insan yüreğinin karanlığıyla savaşın gerçekliği arasında kalan Yüzbaşı Willard, çok geçmeden sonsuz bir kabusun içine sürüklenecektir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Sevginin Gücü Leon

Sevginin Gücü

Mathilda, New York’ta yaşayan ailesi dağılmış 12 yaşında küçük bir kızdır. Ailesini sevmeyen Mathilda için en değerli varlığı küçük kardeşidir. Babası uyuşturucu işlerine bulaşınca mafya ailenin tüm bireylerini öldürür. O sırada alışverişte olan Mathilda ise olaydan kılpayı kurtulur ve Leon’un kaldığı daireye saklanır. Leon ise çok soğukkanlı bir katildir. Ancak Mathilda’ya karşı içten bir sevgi besler ve ona kol kanat gerer. Aslında babalık, arkadaşlık gibi kavramlar ona çok yabancıdır. Okumaya devam et

1 yorum

Yurttaş Kane

Yurttaş Kane

Zengin medya patronu Charles Foster Kane kendi özel şatosu Xanadu da ölür. Ölürken Son söz olan Rosabud u fisildar. Bütün gazetelerde Kane ile ilgili değişik hayat hikayeleri yayınlanır. Genç bir gazeteci Kane’nin son sözünün ne anlama geldiğini araştırmak için görevlendirilir. Gazeteci Kane’nin yakınlarıyla ilişkiye geçer. Biz de Kane’nin geçmişine tanık oluruz… Bu bireysel hikaye aynı zamanda mükemmelliyetçiliğin, otoriter yönetimin (hard pazarlamanın), hazin sonuçlarını da göstermektedir… Okumaya devam et

1 yorum

Yüzüklerin Efendisi: İki Kule

Yüzüklerin Efendisi: İki Kule

İki kule, Emyn Muil tepelerinde başlar. Yollarını kaybetmiş Hobbitler, Frodo ve Sam, esrarengiz Gollum’un kendilerini takip ettiğini farkederler ve onu kıskıvrak yakalarlar. Bir zamanlar bir Hobit olan ve beş yüz yıl sahip olduğu Yüzük tarafından bozulup bir yaratığa, dönüştürülen Gollum, kendisini serbest bırakmaları karşılığında, Hobbitleri Mordor’un Kara Kapıları’na götürmeye söz verir. Sam, bu yeni yol arkadaşına güvenmemektedir. Frodo ise bir zamanlar kendisi gibi bu yüzüğü taşıyan Gollum’a acımaktadır. Okumaya devam et

1 yorum

Yedi

Yedi

Cinayet masasından iki dedektif bir seri katilin peşine düşer. Bu katil, cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir. Bu günahları işleyenlerden bir liste yapan katil, kendini tanrının görevlisi sayar ve kurbanlarını acımasızca öldürür. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Şahane Hayat

Şahane Hayat

İflasın eşiğine gelen George Bailey (James Stewart) bir Noel gecesinde kendini nehre atarak intihar etmek üzeredir.Doğduğundan bu yana aynı küçük kasabada yaşayan Bailey kendisini buraya ve insanlarına adamış,hoşgörülü,güvenilir ve yardımsever bir insandır.Büyük bunalım ‘ı hasarsız atlatmış,babasından devraldığı konut ve finans şirketi aracılığı ile kasabalıların neredeyse tamamını konut sahibi yapmıştır.Bu arada para kazanmayı, mimar olma fırsatını,dünyayı gezmeyi, kısaca tüm hayallerini ertelemek zorunda kalmıştır.Kasabaya yaptığı bunca iyilik kötü yürekli banker Henry F. Potter (Lionel Barrymore)’ın çıkarları ile çakışır.Potter,Bailey’in sürekli peşindedir artık.Birgün aradığı fırsat çıkar ve Finans şirketine ait önemli bir miktarda para Bailey’in alkolik ve yaşlı amcası Billy Bailey (Thomas Mitchell) ‘in dalgınlığı sonucunda Potter’ın eline geçer.Banka müfettişlerinin yaptığı bir denetlemeden sonra şirketin açığı ortaya çıkar.Bu iflas ve tutuklanma anlamına gelmektedir.Çareyi intaharda bulan Bailey kendini nehre atmak üzere iken yeryüzüne gönderilen melek Clarence (Henry Travers) onu ölümden kurtarır.Melek,Bailey’in bir arzusunu yerine getirerek ona ‘kendisinin hiç doğmamış ve yaşamamış olduğu’ bir dünyayı gösterir.Bailey kendisine gösterilen bu dünyanın hiç de güzel olmadığını görür ve insanların çevrelerine sayısız katkıları,iyilikleri olduğunu,ama her zaman bunun farkına varamadıklarını anlar. Okumaya devam et

1 yorum

Gizli Teşkilat

Gizli Teşkilat

Yanlışlıkla George Kaplan isminde bir casusla karıştırılan Roger O. Thornhill (Cary Grant) üçkağıtçı bir işadamıdır. Vandamm (James Mason) ve Leonard (Martin Landau) isimli yabancı casuslar tarafından kaçırılır. Vandamm’ı masum olduğuna defalarca ikna etmeye çalışsa da başarısız olan Roger nihayetinde tam öldürülecekken kaçmayı başarır. Çileden çıkan Vandamm, Roger’ı, bir Birleşmiş Milletler memurunun ölümden sorumluymuş gibi göstermeyi başarır.

Şimdi Roger hem Vandamm ve işbirlikçilerinden, hem de yerel polisten kaçmaktadır. Kaçak Roger, Eve (Eva Marie Saint) isminde çok hoş bir kadınla tanışır ve aşk yaşamaya başlar. Oysa Eve göründüğünden daha farklı bir insandır.

Roger kaçışı boyunca Vandamm’ın ve Amerikan hükümetinin operasyonları hakkında giderek daha fazla şey öğrenir. Şimdi hem masum olduğunu kanıtlamak hem de Vandamm ve adamlarının yürüttükleri operasyonun esrarını çözmek zorundadır.

Kimilerine göre Hitchcock’un en iyi filmi olan “North by Northwest”in, büyük ustanın en başarılı “casus/masum adam” temalı filmi olduğu kuşku götürmez. Yönetmenin belki de en kişisel filmi olan “Vertigo”dan bir yıl sonra çektiği 1959 yapımı film, hem romantizmi hem de içerdiği neşeli mizah dozuyla gözalıyor. Hitchcock, çekimi sırasında yaşanan zorlukların üzerine üstelik çok da iyi eleştiriler almayan Vertigo’dan sonra yaptığı bu filmiyle, ticari başarı da dahil olmak üzere tam bir tatmin yaşamıştır.Gizli Teşkilat ile ilgili SineKritik yazısı için buraya tıklayın! Okumaya devam et

Yorum bırakın

Akıl Defteri

Akıl Defteri

Leonard Shelby, pahalı takım elbiseler giyer, son model bir Jaguar kullanır; bunun yanında ucuz, tanınmamış motellerde konaklar ve ödemelerini hep nakit parayla gerçekleştirir. Başarılı bir iş adamı görüntüsündedir… Ancak Leonard’ın tek işi intikam almaktır; karısının ırzına geçip öldüren adamın peşindedir. Şüpheleri polis tarafından dikkate alınmayan Leonard’ın yaşamındaki tek mücadelesi, adalet arayışı uzerine kurulmuştur. Katili belirlemesinde ise büyük bir zorlukla karşı karşıyadır. Leonard’ın nadir görülen, tedavisi olmayan bir hafıza kaybı hastalığı vardır. “Kaza” oncesi olayları tüm ayrıntılarına kadar hatırlayabilen Leonard, 15 dakika önce ne olduğunu, ne yaptığını, nereye gittiğini ve neden gittiğini bilememektedir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Matrix

Matrix

Bir bilgisayar programcısı olan Thomas Anderson aynı zamanda Neo nickname’li çok usta bir “hacker” dır. Ancak siyah takım elbiseli ve gözlüklü adamların yakın takibindedir. Bu takibin nedenini ise karşılaşacağı Morpheus’dan öğrenecektir. Neo, birden kendini Morpheus’un anlattıklarına güvenmek zorunda kaldığı büyük bir komplonun içinde bulacaktır. İçinde yaşadığımızı sandığımız bu dünya tamamiyle aldatıcıdır. Tüm insanlık aslında uzaydan gelen yaratıkların köleleridir. Neo, Trinity ve Morpheus’un da yardımıyla kendilerini bu düzeni yıkmaya adayan bir grubun içine katılır. Okumaya devam et

1 yorum

Sunset Bulvarı

Sunset Bulvarı

Film genç senarist Joe Gillis’in bir havuzda kanlar içinde yüzüstü yatarken görüntüsü eşliğinde, anlatıcı Joe’nun bizi altı ay öncesine götürmesiyle açılır. Yazdığı senaryoları satamadığı ve kimseden ödünç para bulamadığı için maddi durumu kötüleşen Joe’nun başı eski borçlarıyla derttedir. Arabasını borçlarına karşılık geri almak isteyen alacaklılarından kaçarken Sunset Bulvarı’ndaki bir eve sığınır. Evin sahibi sessiz filmler zamanının ünlü aktrislerinden Norma Desmond’dır. Eski ününü hemen geri kazanabileceğini sanan Norma, kendi yazdığı bir senaryoyla sinema dünyasına geri dönmeye hazırlanmaktadır. Joe kendisine senaryo yazımı konusunda yardım edebileceğini söyleyince Norma onun evde yaşamasına izin verir, ve bir süre sonra ona aşık olur… Okumaya devam et

1 yorum

Kuzuların Sessizliği

Kuzuların Sessizliği

Buffalo Bill ,genç kadınları kaçırıp öldüren psikopat ruhlu bir katildir.FBI lendi ajanları olan Clarice Starling’i bu psikopat katilin davranışlarının arkasında yatan psikolojik nedenlere dair ipucu bulması için görevlendirir.Clarice’nin gideceği adres ise aklını yitirmiş ve hapisten kaçmaması için çok sıkı güvenlik tedbirleri altında tutulan doktor Hannibal Lecter’dır Okumaya devam et

Yorum bırakın

Yukarı Bak

Yukarı Bak

Hayatı boyunca yaşamak istediği macera hayalini gerçekleştirmek için evine binlerce balon bağlayıp Güney Amerika’nın vahşi doğasına doğru yolculuğa çıkan 78 yaşındaki baloncu Carl Fredricksen’ın hikayesinin anlatıldığı yeni bir komedi. Ancak Carl, yolculuğa başladıktan sonra en büyük kabusunu da yanında götürmekte olduğunu fark eder: fazlasıyla iyimser, doğa kaşifi 8 yaşındaki Russel’ı. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Sapık

Sapık

Marion Crane(Janet Leigh), Arizona’da bir emlak ofisinde çalışmaktadır.Sevgilisi Sam(John Gavin) ile evlenmek istemektedir ancak çiftin çok az parası vardır. Bir cuma günü, patronu Marion’a bankaya para yatırması için 40 bin dolar verir.Marion, bu parayla Sam’le hayal ettikleri hayatı kurabileceklerine karar verir ve parayı çalarak Sam’le buluşmaya gider. Yolda Bates Motel’de konaklamak zorunda kalır. Moteli işleten Norman Bates(Anthony Perkins), annesiyle saplantısı olan genç bir adamdır.Beraber akşam yemeği yerler ve Marion odasına çekilir ve yatmadan önce duş almaya karar verir. Sinerma tarihinde adından ünlü “duş sahnesiyle” söz ettiren, türünün en önemli örneklerinden Sapık, Alfred Hitchcock’un başyapıtlarından biri olarak kabul edilir. Okumaya devam et

1 yorum

Olağan Şüpheliler

Olağan Şüpheliler

Beşi de birbirinden yetenekli ve kendi alanlarında uzman sabıkalı, basit bir kaçırma olayından sonra gözaltına alındıklarında hiçbiri olaya bir anlam veremeden boş gözlerle birbirlerine bakmaktadır. Hikayeyi araştıran ajan David Kujan Kaliforniya San Pedro Limanı’nda 27 kişinin ölümü ile sonuçlanan gizemli patlama ile bu beş kişinin bağlantısı olduğunu varsaymaktadır. Elinde kalan tek canlı tanık Verbal Kint hikayeyi baştan sona soğukkanlılıkla kendisine aktarmaktadır fakat tüm soru işaretleri bir kişinin üzerinde yoğunlaşır: “Keizer Soze”. Okumaya devam et

1 yorum

Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği

Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği

Çok eski çağlarda Elf demircileri, güç yüzüklerini sihirli ustalıklarıyla yapmış ve Karanlıkların Efendisi Sauron, bu yüzükleri işleyip kendi gücüyle doldurmuştur. Daha sonra kendisinden çalınan, diğer tüm yüzüklere hükmeden, Tek Yüzüğü bütün gücüyle tüm Orta Dünya’da aramasına rağmen bulamamıştır. Okumaya devam et

1 yorum

Dövüş Kulübü

Dövüş Kulübü

Oregon Üniversitesinde yüksek lisansını yapan Chuck Palanhiuk’un uzak olmayan bir gelecekte geçen ve kafası karışık genç bir erkeği konu alan romanından yola çıkılarak çekilen Fight Club’da filmi anlatan, ünlü bir otomobil firmasında iyi bir işe sahiptir. Tek düze yaşamı kronik uykusuzluk sorunuyla çekilmez bir hale gelmiştir. Ailesi ve yakın bir arkadaşı olmayan Jack doktorunun tavsiyesi üzerine kanserli hastaların terapi grubuna katılır. Bu toplantılar esnasında Marla’yla tanışır o da genç adam gibi hasta olmadığı halde grubun toplantılarına katılmaktadır. Jack’in ve Marla’nın çabaları tüketici kültürünün anlamsızlığına karşı bir duruştur adeta kariyer sahibi ama yanlız insanların bir tepkisi. Jack’ın jenerasyonu ölü bir jenerasyondur. Bir yolculuk sonrası evinin yanmış olduğunu gördüğünde arayabileceği tek kişinin yolculuk sırasında tanıştığı sabun satıcısı Tyler Durden olmasıda adeta bunun bir kanıtıdır. İçilen birkaç biranın ardından park yerinde Tyler, kahramanımızı kendine vurması için kışırtacaktır. Aralarında başlayan bu kavga Jack’in hayatını değiştirecektir. Bir süre sonra Jack Tyler’ın yanına taşınır. Tyler’ın liderliğinde bir dövüş kulübünün kuruluşuyla bu kulübde sayıları elliyi aşmamak kaydıyla genç erkekler birbirleriyle dövüşmeye başlayacaklardır. Kısa sürede popüler hale gelen kulüp ve Tyler Durden hızlı bir şekilde bu ölü jenerasyonun mesihi haline gelir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Bir Zamanlar Batıda(1)

Bir Zamanlar Batıda(1)

Öykü, Jill McBain’in yeni evlendiği varlıklı bir Irlanda’lı olan kocası Brett McBain’in yanına gitmek üzere yol çıkmasıyla başlar. Ancak, Jill’i çiftlikte Frank’in adamları tarafından öldürülen kocasının cenazesi beklemektedir. Beklenenin aksine, çiftlikte kalmaya karar veren Jill, kendisini yok etmeye çalışan Frank ve korumaya çalışan iki erkek Cheyenne ve Harmonica arasında bulur. Harmonica’nın da Frank’le görülmemiş bir hesabı vardır… Okumaya devam et

Yorum bırakın

Kutsal Hazine Avcıları

Ünlü arkeolog Dr. Indiana Jones, Amerikan Hükümeti tarafından Ark of the Conenant’ı bulması için tutulur. Bu Ark’ın ünlü 10 Emir’i barındırdığı ve kutsal güçleri olduğuna inanılmaktadır. Hitler’in ajanları da bu güçlü Ark’ın peşindedirler.

Indiana Jones, eski aşkı Marion’la birlikte Nepal’den Kahire’ye kadar onlarca tuzak ve tehlikeyle dolu maceraya atılır…

Yorum bırakın

Tanrıkent

Tanrıkent

1960’larda inşa edilmiş ve 80’lerin başında Rio De Janeiro’nun en tehlikeli mahallelerinden birine dönüşmüş, sosyal konutlardan oluşan “Tanrıkent”te organize suçun destansı tarihi. Film 60’larda iki kenar mahalle çocuğunun seçtiği iki ayrı yolu takip eder. Rocket suç dünyasında geçecek bir hayatın gerektirdiği zihniyetten ve fizikten yoksundur. Fotoğrafçı olma hayalleri kurar ama fotoğraf makinesi alacak parası yoktur. Öte yandan, Küçük Ze çocukluğundan beri tam bir suçlu özellikleri taşır; acımasız, akıllı ve hırslıdır. Küçük yaşta planladığı bir genelev soygunu sırasında öldürmenin tadını alır, gün geçtikçe bu konudaki iştahı giderek artar. 70’lerde Ze, sakin ve becerikli Bee’nin desteğiyle, favela’nın (mahallenin) uyuşturucu ticareti üzerindeki kontrolünü sağlamlaştırır. 80’lerin başlarında “Tanrıkent”i çetelerarası savaş sarar ve amansız genç suçlulardan oluşan yeni bir kuşak çıkıp “eskilerin” yerini almaya çalışırken, artık bir fotoğraf makinesine sahip olan Rocket, onu bu bitmek tükenmek bilmez katliam döngüsünü belgelemede kullanır… Okumaya devam et

Yorum bırakın

Arka Pencere

Arka Pencere

Fotoğrafçı L. B. Jeffries, bir araba yarışını görüntülerken kaza geçirerek bacağını kırar. New York’taki apartman dairesinde zorunlu tatil sırasında arka penceresinden komşularını seyrederek zaman geçirmektedir.
Jeff, yine seyri sırasında komşusunun, karısını öldürdüğünden şüphelenir. Olayı araştırmaları için fotomodel sevgilisi Lisa ve hemşiresi Stella’dan yardım ister.
Gerilim türünün usta yönetmeni Alfred Hitchcock’tan türünün klasiği olarak kabul edilen bir başyapıt… Okumaya devam et

Yorum bırakın

Sıkı Dostlar

Sıkı Dostlar

Henry Hill, Jimmy Conway ve Tommy De Vito adındaki iki gangster’le birlikte bir soygun düzenler. Jimmy ve Tommy, Henry’den başka soyguna karışan herkesi öldürür ve ardından mafyada hızlı bir yükselişe geçer. Gangster çetesi içinde hiyerarşik bir yapılanma vardır ve Henry bu durumu kendine yediremez. Okumaya devam et

1 yorum

Yedi Samuray

Yedi Samuray

Köylülere saldırılarda bulunan haydutlardan bıkan köy halkı bir samuraydan yardım ister. Diğer 6 arkadaşını da yanına alan samuray köylülere yardım edecektir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü

Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü

Aragorn, kendi ırkının çağrısına cevap vererek, Orta Dünya’nın bütün kaderi onun elindeyken doğumuyla birlikte ona verilen gücünü kullanabilecek midir? Karanlığın bütün güçleri son savaş için bir araya gelirken Gandalf, Gondor’un yaralı ordusunu toparlamak için hazırlıklara başlar. Gandalf’a gereken destek Rohan Kralı Theoden’den gelir. Thoden, tarihin bu en büyük savaşı için tüm savaşçılarını seferber eder. İçlerinde saklanan Eowyn ve Merry ile birlikte insanlar, tüm cesaretlerine ve ırklarına olan sonsuz bağlılıklarına rağmen Gondor’u kuşatan düşmanların karşısında güçsüzdür. Çok büyük kayıplar vereceklerini bilseler de insanlar Sauron’un dikkatini başka yöne çekerek Yüzük Taşıyıcısı’nın yolculuğunu tamamlamasını sağlamak için hayatlarının en zor savaşında birbirlerine kenetlenirler. Okumaya devam et

1 yorum

Dehşetin Soluğu

Dehşetin Soluğu

Bir grup bilim adamı Alplere insanoğlunun köklerine dair bir araştırma yapmaya gidiyor fakat tek buldukları tehlikeli bir düşman oluyor. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Aşka Son Şans

Aşka Son Şans

Yaşın önemi olmadan yeni başlangıçları kutlayan bir film. New York’lu Harvey Shine, bir jingle yazarı olarak çıkmaza girmiş işini kaybetme noktasındadır. Patronundan son bir şans koparmıştır. Önce haftasonunda Londra’ya kızının düğününe gidecek ve pazartesi günü önemli bir toplantı için geri dönecektir. Kızının kilisede yürümek için üvey babasını seçtiğini öğrendiğinde yıkılmış bir halde, düğün yemeğine kalmadan havaalanına geri döner. Fakat uçağı da kaçırmıştır, böylelikle işini devam ettirme şansını da. Bunca sıkıntı arasında havaalanında bir kadeh içki içerken, onun hayatını derinden etkileyecek bir sürprizle karşılaşacaktır. Bu sürpriz 40′lı yaşlarında, duygusal ve bir onun kadar bir ilişkiye ihtiyacı olan bir kadındır. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Kızıl Uçurum

Kızıl Uçurum

Tarihçilere göre, Çin’de Üç Krallık döneminde meydana gelen en kanlı savaş olarak bilinen Red Cliff savaşına 1 milyon asker katılmıştı. Hong Kong asıllı yönetmen John Woo, Çin tarihinin dönüm noktası olan bu savaşı en gerçekçi şekliyle beyazperdeye yansıtmak için 80 milyon dolarlık bütçeyle çalıştı. Böylece finans kaynakları bölgedeki bağımsız yapımcılardan gelen “Red Cliff”, Asya’nın bugüne kadar yapılmış en pahalı filmi oldu. “Red Cliff” Asya sinemasının en büyük isimlerini bir araya getirdi. Bu isimler arasında Hollywood’da şansını denedikten sonra Çin dilinde yapılmış filmlere geri dönen yönetmen John Woo başı çekiyor. Dört saat uzunluğunda olması beklenen filmin hazırlık aşamasında çok ciddi oyuncu seçme sorunları ve değişiklikleri yaşandı. Çin edebiyatının klasiklerinden “Romance of the Three Kingdoms”tan uyarlanan filmin konusu M.S. 208 yılında Han Hanedanı’nın son döneminde geçiyor ve Çin’deki “Üç Krallık” döneminin başlamasına yol açan savaşlar anlatılıyor. Asya ülkelerinden gelen dev bütçesinin yanısıra “Red Cliff”, teknik açıdan da önemli gelişmelerin sergilendiği bir yapım oldu. Filmde bol miktarda CGI efekti (bilgisayar kökenli efekt) kullanan yapımcılar, bu sayede “Sin City”nin bilgisayar kökenli görüntüleriyle “300” filminin tarihsel savaş türüne getirdiği yeniliklere alışkın genç izleyicileri kazanmayı hedeflediler. Filmin çekimleri sırasında çok sayıda ünite (birim) eşzamanlı olarak çalıştı. Elde edilen görüntüler daha sonra kurgu işlemleri sırasında birleştirildi. Büyük iddialarla hazırlanan “Red Cliff” aynı zamanda büyük beklentileri de beraberinde getirdi. Filmin yapımcıları, Çin’in geçtiğimiz yıllarda ürettiği “Seven Swords” ve “The Banquet” gibi savunma sanatları dizileriyle kendi aralarına mesafe koymaya istekli görünüyorlar. Bu arada “Three Kingdoms” adlı Çin klasiğinden uyarlanan başka bir projenin de 2008 yılında gösterime çıkacağını belirtmek gerekiyor. Yönetmenliğini Daniel Lee’nin yaptığı o filmin başrollerinde Andy Lau ile Maggie Q oynuyorlar. Ortada bu kadar büyük para ve dünya sinemasında şöhret yapmış Asyalı starlar olunca (Ang Lee’nin Çin dilinde çektiği ‘Lust, Caution’, Venedik’te Altın Aslan ödülü kazanmıştı), filmin setinde birtakım kişisel problemler yaşanması kaçınılmazdı ama “Red Cliff”in çekimleri sırasında kişisel problemler büyük boyutlara ulaştı. Mart ayında Tony Leung kadrodan ayrıldığını açıkladı. Filmin altı aylık çekim periyoduna dayanacak gücü kalmadığını belirterek ayrılınca yerine Takeshi Kaneshiro getirildi. John Woo’nun yakın dostu Chow Yun-fat da kadrodan ayrılanlar arasındaydı. Onun ayrılması setlerde bomba etkisi yaptı. Chow’un ayrılma kararına neyin yol açtığı hiçbir zaman açıklanmadı. Woo ile Chow’un yollarının ayrılması film endüstrisini de karıştırdı. Sonuçta Chow’u bir efsane haline getiren Woo’ydu ve 1986 yapımı “A Better Tomorrow” adlı filminde ve sonraları “Hard Boiled” adlı filminde ona başrol vererek şöhrete ulaşmasını sağlamıştı. Chow’un ayrılma kararından iki gün sonra kadroda değişiklik yapıldı. Leung daha önce imzaladığından daha farklı bir rolde kamera karşısına geçerek Chow’un yerini aldı. Filmin diğer oyuncuları ise Zhang Fengyi, Chiling Lin, Chang Chen, Vicky Zhao ve Hu Jun oldular. Filmin yönetmeni John Woo, Çin’de yayınlanan Southern Daily gazetesine verdiği söyleşide, “Bugüne kadar çalıştığım en zor film bu oldu. Çekimler sırasında büyük enerji harcadım. Hazırlık aşaması çok uzun oldu. Film yapmaya başladığım günden bu yana en yorucu filmimi yaptım” dedi. Öte yandan “Red Cliff”in büyük ekrana geçiş serüveni de hayli ilginç oldu. Senaryosunu Woo Chan Khan, Guo Zheng ve Sheng Heyu’nun yazdığı filmin uzunluğu dört saati bulunca iki parçaya ayrılmasına karar verildi. Asya ülkelerinde iki bölüm halinde gösterilecek filmin ilk bölümü 2008 Temmuz ayında, ikinci bölümü ise Aralık ayında izleyiciyle buluşacak. Asya dışındaki ülkeler ise tek bir film izleyecekler. 2 buçuk saat uzunluğunda olması planlanan film, Aralık ayında gösterime çıkacak. Filmin uluslararası temsilciliğini alan Los Angeles merkezli Summit Entertainment şirketi, European Film Market’te çok sayıda ülkeye satış gerçekleştirdiler. Terrence Chang bu konudaki açıklamasında şunları söyledi: “Filmin Avrupa bölgesine satışını gerçekleştirdik. Ancak Kuzey Amerika için henüz belirsizlik var. Kuzey Amerika’da Çin filmleriyle ilgili olarak yanlış bir izlenim sözkonusu Okumaya devam et

Yorum bırakın

Crossing Over

Crossing Over (2009)

Los Angeles’ta Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlığını elde etmek için mücadele veren farklı uluslardan göçmenler üzerine çok karakterli bir film Okumaya devam et

Yorum bırakın

Harry Potter ve Melez Prens

Harry Potter ve Melez Prens

Tüm dünyada milyonlarca hayranı bulunan Harry Potter serisinin merakla beklenen devam filmi “Harry Potter ve Melez Prens”in fragmanı yayınlandı.

21 Kasım 2008’de gösterime girmesi planlanan filmin konusu kısaca şöyle: Büyücüler dünyasında devam eden kargaşa artık Muggle’ların dünyasını da etkilemeye başlamıştır. Harry Potter, Hogwarts’taki altıncı yılını Feci Yorucu Büyücülük Sınavlarına hazırlanarak geçireceğini düşünmektedir. Artık Quidditch takımının da kaptanıdır. Ancak Diagon Yolu’ndaki okul alışverişi sırasında Draco Malfoy’un birşeyler çevirdiğini fark eder. Lord Voldemort’un geçmişiyle ilgili pek çok bilinmeyen ortaya çıkarken bir yandan da Malfoy’un neyin peşinde olduğunu öğrenmeye çalışan Harry’i yine zor günler beklemektedir.

Okumaya devam et

1 yorum

Kapan

Kapan

Bitkin halde evine dönen Zakes, otobanda arabasını sürerken kız arkadaşı Beth de yanında uyuyakalmıştır. Girmesi gereken kavşağı kaçıran Zakes bir kamyona çarpmadan zar zor döner.Kazayı kıl payı atlatırlar ve kendilerini bir ölüm kalım yarışının içinde bulurlar. Film, “etrafta yardım edecek kimse olmadığında ne yaparız” konusunu işliyor. Okumaya devam et

Yorum bırakın
8 sayfanın 24 . cısı« İlk...3456789101112131420...Son »